Harem Ultra (16.Bölüm)

NSFWGrup

Eve geçtik. Zaman o kadar hızlı geçti ki kendimi bir anda kızlar oradan oraya dolaşır, üstlerini değişirken izler halde buldum. Aslında tam üstlerini değiştiler sayılmaz. Ben üzerimdekileri çıkardım. Odamdaki gömülü yatak üçümüz için uygun değildi o yüzden o sorunu çözene kadar yere çok geniş, oksijen baskılı bir havalı yatak almıştık. Çok rahat ve keyifliydi. Altıma bir şort almış, üstüm çıplak uzanıyordum. Kızlar gelinlikleri üzerlerinde makyaj malzemeleriyle ve ellerinde başka şeylerle dolanıyorlardı.

Bir dakika kadar sonra kapıdan ilk Neşe girdi. Kendini yanıma atıverdi. çıplak bacaklarının bacaklarıma değmesi bile yükseltti beni. "Ohhh... canım kocam... sahibim." diyerek sokuldu bana. Sonra etli dudaklarıyla beni vakumlaya vakumlaya sulu sulu öpmeye başladı. Şu kızdaki ağız başka kimsede yoktu. Sakso çekerken de yarrağımı bir girdap gibi yutuyordu.

İçim geçe geçe öpüşüyorduk ki kapının ordan bir ses yükseldi. Derya, "Hani hemen başlamayacaktık? Haksızlık yapıyorsun!" diye şaka yollu takıldı Neşe'ye. Neşe dudaklarımdan koptu. Kıza yan bir bakış attı. "Küçük orospu seni... daha 2 ay önceye kadar sövüyordun bu çocuğa şimdi ikimizi de karısı yaptı..."

"Eh," dedi Derya kızararak. "Bu kadarını ben de beklemiyordum. Doğruya doğru... ama çok güzel yaptı...."

O da gelip, bacaklarımın arasına oturdu. Gelinliği yatağın üzerine yayıldı. Çıplak ayaklarını şortumun üstüne koyup, Neşe dudaklarımı yerken usul usul sikimle oynamaya başladı. Bir ileri bir geri... iki dakika sonra dayanamayıp, şortumu çekti çıkardı. Sikimin üzerine güzelce tükürdü ve yaydı. Sonra çıplak ayaklarıyla bana güzel bir footjob yapmaya başladı. Bayılıyordum şu olaya. Derya'nın tatlı ve 36 numara ayaklarını sikerken bir yandan da Neşe'yi yalayıp yutuyordum.

Arkadan gelen Bahar ikisini de azarlamaya başladı. "Kuduruk şeytanlar sizi... rahat bırakın çocuğu... anın özelini kaçıracaksınız..." diye yer açtı kendine. Yanıma oturdu bana bir kapsül uzattı.

"Bu ne?" diye sordum.

Kırmızı kapsülü ağzımdan iti verdi. "Bu oğluşumm... evimin erkeği... bizi bu gece güzelce yorulmadan yıpranmadan sikmen için ufak bir takviye... anal seks biraz yorucu bir şey... ama üçümüzü de bu akşam halletmen şart..."

"Siz de bu güzellik varken ilaçsız da yapardım..." diye atıldım.

Bahar eğilip, alnıma bir öpücük kondurdu. "Yapardın aşkımmm! Biliyorum, sen annelerinin üçünü de altında dümdüz ederdin... ama şimdi bizi daha da düzleştireceksin gel bakalım."

Yavaş yavaş öpe öpe aşağı indi. Diğer kızlar onu izliyordu. Tam sikime indiğinde üzerine sağlamca bir tükürdü tekrar, tükürüğü Derya'nın ayaklarına da bulanmış olan zevk sularıma karıştı. Sonra göz damlası gibi bir şeyi sikime damlatmaya başladı. "O ne?" diye sordum yine merakla...

"Bebeğim... anal biraz tehlikeli... özellikle erkek için. Sonuçta bağırsak bölgesi. Mikrop kapma şansı çok yüksek. Bu özel bir antibiyotik, özellikle senin o güzel mi güzel sikini koruyacak." Damlayı tüm sikime yaydıktan sonra tam taşakların başladığı yumuşak bölgeyi aşkla dolu dolu öptü. "Ohhh tadına kurban olayım canım oğlummm.."

"Bahar her şeyi düşündü." dedi Neşe. "Bize az önce lavman bile yaptırdı..."

"Kötü detaylara gerek yok..." diye utanarak azarladı Derya.

"Ne kötüsü aşkımmm..." dedim ikisinin de yanaklarından öpüp... "Sizin o çabalarınızı yerim."

"Ben de senin o sikini yerim..." diye Yarrağımı yine boğazına daldırdı Neşe. Başı kucağımın üstünde yukarı aşağı sekerken giderek yükseliyordum. Bir elimde Derya'nın pembe tabanlı ayakları vardı. Ötekiyle Bahar'ın bana aşkla bakan suratına öpücükler kondururken gelinliğinin üzerinden memeleriyle oynuyordum. Beş dakika kadar güzelce yiyiştik.

"İlk sıra... sen kimi istersen onun..." dedi Bahar. Artık hazırdık demekki...

"Kusura bakmayın kızlar... ilk sıra kraliçemizin." diyip, Bahar'ı belinden yakaladım. İki kız da itiraz etmeden gülümsediler. Dahil olmak için sağa sola geçtiler. "Aşkım hayır..." dedi Bahar... Onu domaltıyordum tam. "Bacaklarımı omzuna al." dedi. "İlk geceki gibi."

Gülümsedim. "Tamam canım annem... oğlun nasıl istersen öyle siker seni... kraliçem."

Yatağa uzattım onu. Gelinliğinin eteğini yırtmaç yerlerinden kalçasına kadar yırttım. Ayaklarını biraz öptüm. Sonra bacaklarından ve vanilya tatlı baldırlarından yukarı çıktım. Pembe amcığına gömüldüm. İyice ıslanmıştı. Ama delik o değildi. Kızı ikiye büktüm. Götü havadayken, elimle kalçalarını ayırıp, birazdan dağıdacağım o kırışık, minik deliği gördüm. Hakimiyetin zirvesi buydu. Karıcığımın, anneciğimin, hatunumun bakire göt deliği...

Tam bacaklarını omzuma alıyordum ki, Neşe elini attı. Kırmızı bir sıvıyı Bahar'ın göt deliğine parmağıyla biraz yedirdi. "Hadi koçum dağıt annenin götünü." diye kulağıma fısıldayıp gülümseyerek geriye çekildi.

Bacakları omzuma aldım. Sikimi dar deliğin başına koydum. Bahar aşkla suratıma bakıp, yavaşça nefes alarak deliğini gevşetti. Küçük bir açıklık artınca zorlayıverdim. Sikimin başı kale kapısını kıran bir demir parçası gibi yavaş yavaş Bahar'ın göt deliğini yarmaya başladı. "AĞĞĞĞHĞĞHĞHĞHĞHĞĞ" diye bir yaygara kopardı. Bacakları omzumda kasıldı. Tam geri çekiliyordum ki kalçamda Neşe'nin ellerini hissettim. Beni tekrar bastırmaya itti. Bahar'ın yüzü acıyla kırışırken sikim yara yara kanırta kanırta daracık deliğinde ilerlemeye başladı. "AĞHHHĞHĞHĞHĞ AĞLIYCAMMM YA BU NEE!" diye dişlerini sıktı Bahar. Ama kayganlaştırıcının da etkisiyle bir dakika içinde dibi buldum. Artık annemin götünün en derin noktalarındaydım.

"Sonunda karım oldun... mutlu musun?" diye sordum altımda ikiye katlamışken.

"Çok mutluyum Atlas... hayatımın aşkı, seni kendim doğurmuş kadar çok seviyorum. Sik beni... genişlet annenin göt deliğini. Annen senindir..."

İleri geriye başladım. İlk başta yavaş yavaş ama sonra güçlüce... bir yerden sonra kızı da kendimle birlikte kaldırıp yere çivi gibi çakıyordum. Bacakları ve ayakları omzumda sallanıyordu. Delik o kadar dardı ki hayatımda almadığım bir zevki alıyordum. Kaç insan anne dediği, yaşıtı bir kızı götünden sikme şansına sahip olurdu ki... fantezimiz artık bambaşka boyutlardaydı. Ama ben de giderek yaklaşıyordum. Hissetmiş olmalıydı. Yüzü iyice kızarmıştı. Zevk alıyordu inliyordu ama acı da çekiyordu. "AH AH AH OĞLUM... OĞLUŞUM... YAKIŞIKLIM... ANNESİNİN KOCASI.. ANNESİNİN SİKİCİSİ... PARÇALA ANNENİN GÖTÜNÜ... YERİM SENİ... BOŞALT DÖLLERİNİ ANNENİN HER DELİĞİNE..."

Dayanamadım... iyice hızlandım. Kızı sandalye gibi katlamış, ağırlığımın altında eze eze sikerken, kasılmalarımı hissetmiş olacak ki ayağıyla suratıma bastı. Vanilya kokulu ayak losyonunun da etkisiyle, suratımda ayağı... sikim göt deliğinde kasıla kasıla, "ANNEMMM...." diye inleye inleye göt deliğine doldurmaya başladım. Belki on Onbeş saniye sürdü boşalmam... Kendimi zar zor geriye attım. Nefes nefeseydim. Bahar bacaklarını uzatıp, rahat yatmak istedi ama acısından yapamadı, Bacaklarını kenara doğru uzattı. Nefes alıp verdikçe kızarmış deliği genişliyor, döllerim parça parça akıyordu...

İlaç işe yaramıştı. Hala semserttim. Hızımı kaybetmeden Neşe'ye atıldım. Öpüşe öpüşe yanına devrildim. ters çevirdim. Kaşık pozisyonunda yatıyorduk. Sabırsızca eliyle sikimi, halihazırda kayganlaştırıcıyla parmakladığı deliğine dayadı. Deliği Bahar'a göre çok daha rahattı. Başını dayamasıyla, yutması bir oldu. "Ohhh..." dedim.

Neşe, suratı kızarmış azgınlıktan gözleri kalmış bir suratla bana döndü. Derya, Bahar'ın yanında dizlerinin üzerine çökmüş, Bahar'da akan gözyaşlarıyla bizi izliyordu. Bahar'a bakan biri üzüldüğü için ağladığını sanardı ama o mutluluktan ve tabi az önce kanata kanata genişletilmiş ve gelinliğinin altını kırmızıya boyamış, göt deliğinin acısından ağlıyordu. Neşe'nin bu manzaradan korkacağını düşünmüştüm ama çekinmeden, "Aşkım sakın bana acıma tamam mı? Neyin varsa geçir bana... sen benim herşeyimsin. İster siker, ister döver, ister döllersin... ben senin malınım. Koy götüme, parçala, sik, genişlet..."

İttirdim. Sikim onun gözlerini yukarı kaydıra kaydıra deliği yarmaya başladı. Hafiften kan aktığını hissediyordum yine ama Neşe'de geri vites yoktu. "AH AHAHAHA HAHA.AHHHH" diye kahkaha bağırma arası sesler çıkardı ama dur ya da yavaşla asla demedi. Bir ara hızlandığımda kayganlaştırıcıdan kaynaklı GIRÇ sesi çıktı. Neşe hiç bozuntuya vermeden, "AFERİN AŞKIMAA AFERİNN... OSURTA OSURTA SİKİYOR HATUNLARINI, GENİŞLET... OSURTA OSURTA SİK... YARRAĞINA KURBAN OLDUĞUM... TAŞAĞINA KURBAN OLDUĞUM... KÖLEN KÖPEĞİN OLAYIM... SENDEN ÇOK SEVDİĞİM BİR ŞEY YOK BU DÜNYADA... GENİŞLET... GENİŞLETT.... SİKKKKK."

Neşe'nin sözleri kızları bile güldürdü ama ikisi de hem biraz utanmış hem de azmış görünüyorlardı. Bahar, bir yandan gururlu gözlerle bizi izliyor bir yandan eliyle, usul usul sulanmış amcığıyla oynuyordu. Derya, kıpkırmızı bir suratla bize kitlenmişti. Uzun süre dayanamadım. Bir anda çok hızladım. Neşe'yi çığırta çığırta sikmeye başladım. Bir yandan da kıçını, tam damgayı bastırdığı yeri tokatlıyordum. En sonunda son bir GIRÇ sesiyle taşağıma kadar saplayıp, oluk oluk göt deliğini beyaza boyamaya başladım.

Neşe'nin içinden bile çıkmadan öylece nefeslenmeye başladım. Neşe baygın bir şekilde yatıyordu. Bu kadar zevki kaldıramamıştı herhalde. Hepimiz kan ter içindeydik ve odadaki havalandırma bile açık değildi. Böyle daha çok seviyordum. O doğal insan kokusu hepimizi uçuruyordu. Neşe'nin götünden çıktığımda hala semsert olan sikim kule gibi devrildi. Yorgundum ama bir görevim daha vardı. Beni şaşkınca izleyen Derya'ya döndüm. "Temizle." diye emir verdim.

İğrenirse zorlamayacaktım. Neşe'nin götünden akan kan, Bahar'ın götünden akan kan, kendi döllerim ve kayganlaştırıcı sıvının karıştığı korkunç bir durumdaydı sikim. Eee, doğal olarak çok güzel de kokmuyor olmalıydı ama... Derya yanaştı. İtiraz bile etmeden, kendini zorlaya zorlaya sikimi en derinine kadar almaya çalışarak, kusma tehlikeleri geçirerek yemeye başladı. Bahar'ın ilaç döktüğü iyi olmuştu yoksa hepimiz hasta olurduk.

En sonunda nefesim toplanınca, Derya'yı saçından tutup, sikimden uzaklaştırdım. Kolundan tutup, Yatakta uzanan diğer iki kızın arasına attım. Neşe yeni ayılıyordu. Bahar'ın da hali kalmamıştı. Ama ikisi de pür dikkat bizi izliyordu.

Küçük kalçalarından tutup, Derya'yı domalttım. Belini sıkıca kavrayıp, hala yarısı kirli olan sikimi girişe dayadım. Derya'nın korktuğunu ve gergin olduğunu hissediyordum ama bu noktada merhamet yoktu. Kıçına, elimin izinin çıkacağı bir tokat çaktım. Sonra saçlarının iki yanındaki topuzlarına, bisiklet gidonu gibi tutundum. Bunu fark edince zevkle inledi. Saçlarından çekip, zorlaya zorlaya götüne girmeye başladım.

"AH DUR! YAVAŞ! YAVAŞ! LÜTFEN YAVAŞ...." diye kaçmaya çalışıyordu ama durmuyordum. En son çok hareket edince suratına sağlam bir tokat geçirdim. Neşe şaşırıp ağzını kapattı. Ama Derya'nın hoşuna gitmişti. Yanağındaki tokat iziyle dönüp, ufak bir gülümsemeyle suratıma baktı. O beni çok dövmüştü şimdi ben onu döve döve sikecektim.

Sikimi zorlaya zorlaya yarısına kadar soktum. Tabi yine anıra anıra, odayı yıkarak. Yine de iyi dayanıyordu. Vücutlarımız arasındaki farktan dolayı en dar göt deliği onunki kaçıyordu. Bahar, biraz krem takviyesi yaptı. Onun sayesinde git gelim biraz rahatladı. Bir süre sonra göt deliğini piston gibi rahat rahat dövmeye başladım. Sarkık ve terli taşaklarım, amcığına çarptıkça zevk çığlıkları atıyor ama göt deliğinde oynadığım her an acıyla ağlıyordu. Yine de hiç geri çekil demedi. İki topuzundan kavramış, Bisiklete biner gibi bindim Derya'ya, baya da yıprattım. "AĞH AĞH... AT- LASSS... AĞ.. AHH.. AHH.. ACIMAN YOK... OROSPU... ÇOCU... SENİ... ÇOK... SEVİYORUM... HER YERİMİ DÖLLE... DÖLLE... DÖLE BOĞ... AĞZIMI... YÜZÜMÜ... AĞH... AĞH...AHĞ.. AŞKIĞM... GÖTÜMÜ SİKİYORSUN AŞKIĞM.... AMIMI DA SİK Bİ DA.... RİNGTEKİ GİBİ SİK... HEM DÖV... HEM SİK... AMIMA BOŞAL... KARNIM ŞİŞSİN... BEBENİ DOĞURAYIM... BENİ KADIN YAPTIN... AT...LAS... AŞIĞIM SANA..."

Onu da sayıklata sayıklata bir 10 dakika siktikten sonra üçüncü postayı, taşaklarım sarsıla sarsıla boşaldım götüne. Yine bir nefeslenme aşaması oldu. Bitmiştim neredeyse.

Ben geriye uzanmış, üçünü izlerken Bahar telefonunu bana uzattı. "?" ona şaşkın bir bakış attım.

Derya'nın başı öne düşmüştü ama götü hala domalmış şekilde havadaydı. Bahar da onun yanına domaldı. Eliyle göt yanaklarını ayırdı. Onu gören Neşe, durumu anlayıp, bir kahkaha attı. O da hemen Derya'nın öbür yanına domaldı. Derya da yorgun argın onları görünce ellerini geriye atıp, beyaz pürüzsüz yanaklarını iyice araladı. Telefonu aldım. Fotoğraflarını çekmeye başladım.

Üç farklı ten rengi, üç farklı koku, üç farklı göt deliği. Üçü de hafifçe açılmış, kanla karışmış döllerim, o deliklerden amlarına, am yanaklarına ve bacaklarına akıyor, Neşe'ninkine öyle bir boşalmışım ki, tam amının üzerinden yere böyle yapış yapış sarkmış sallanıyor.

Fotodan sonra iyice şevklendim. Kalkıp bir duşa girdik sırayla. Kimse de oynaşacak hal yoktu. Çıktığımda telefona bildirim geldi. Bahar, yüzüklerimizin üzerinden konumlarımızın ve durumlarımızın gözüktüğü aile grubu uygulamasını aktifleştirmişti. Dördümüz de telefondan birbirimize dair herşeyi kontrol edebiliyorduk yüzük sayesinde. Grubun simgesi elbette yılandı. Ama profil fotoğrafı az önce çektiğim, dağılmış ve domalmış üç götün fotoğrafıydı. Grubun açıklamasında, "Bizim oğlumuz dağıtır ama toplamaz!" yazan sinirli bir emojinin de olduğu bir açıklama vardı. Bahar, bu oyunu nasıl oynayacağını öyle iyi biliyordu ki...

Kızlar pek oturamadığından ağrı kremi sürdüm onlara. Sonra yatakta bir yemek yedik. Kızarmış tavuk... birbirimizin parmaklarını dudaklarını yalaya yalaya iyice iğrençleşerek karnımızı doyurduk. Öyleki yemekten sonra bir daha duş aldım. Ama beni asıl şaşırtan güç ilacın gücü oldu. Uyuma saatimiz yaklaştığında bile bir türlü inmedi. Sabaha kadar oynaştık durduk. Diğer kızlar uyuyakaldığında, Bahar'a yırtılmış gelinliğini giydirip, iki posta da amını siktim. Sonuçta ilaç onun fikriydi. Cezasını da o çekti... hiç şikayetçi değildi ama.

Posted Aug 12, 2025, 5:38 PM UTC

1634
Loading comments…