Ahlaki İkilemler Ve Bazı Vicdani Çatışmalar
Öncelikli olarak kesin doğru olduğunu varsayacağımız bazı kabullerde bulunalım (Bu kabulleri dini bağlamın dışında düşünelim. Buradakiler dini anlatılardan bağımsız varsayımlar.):
1- Cennet vardır ve sonsuz mutluluk yeridir
2- Cehennem vardır ve sonsuz acı yeridir
3- Cinayet suçtur ve cezası cehenneme gönderilmektir
4- Çocuklar öldüklerinde ne olursa olsun cennete giderler
5- Bir yetişkin öldüğünde yaşadığı hayata göre cennete de cehenneme de gidebilir
Öyleyse, bir çocuğu öldürmek onu kurtarmak anlamına gelir, onu öldürerek ona bir iyilik yapmış oluruz. Çünkü eğer yetişkinliğe erişseydi cehenneme gitme riski doğacaktı. Oysa biz onu öldürerek onun cennetini garantilemiş oluruz. Buna karşın kendimize de kötülük etmiş oluruz, kendimizi sonsuz bir acıya mahkum kılarız. Tahminim odur ki burada pek çok kişi kendisini böylesi bir duruma sokmak istemeyecek ve bencilce davranarak çocukları öldürmemeyi seçecektir. Fakat çocukları öldürmeyi seçen bir kişi şunu diyebilir: "Ben kendimi feda ederek insanları kurtarıyorum. İşte gerçek iyilik budur. Diğer insanlara en büyük güzelliği sunabilmek için en büyük acıları çekmeyi kabulleniyorum. İşte gerçek fedakarlık budur." Bu durumda gerçek iyilik bencilce hareket etmek midir yoksa fedakar davranmak mıdır? Böyle bir durumda çocukları, tam olarak onları kurtarma motivasyonuyla öldüren bir kişi iyi bir insan mıdır, yoksa kötü bir insan mı? Böyle bir kişi tarafından öldürülen bir çocuk cennete gidince katiline teşekkür eder mi?
İkinci bir durum olarak da şöyle bir senaryo hayal edelim:
Diyelim ki insan üzerinde öyle bir operasyon yapılabiliyor ki insan, hayatının geri kalanı boyunca hiç acı çekmeden uzun, sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşayabiliyor. Fakat bu operasyon esnasında çok yüksek acılar çekiyor, inanılmaz büyük işkencelere denk deneyimler yaşıyor. Operasyon esnasında bilincin de açık olması gerekiyor. Fakat sonrasında bu acıyı çektiğini tamamen unutturacak işlemler uygulanıyor ve böylece hayatının geri kalanını acısız bir şekilde yaşayabiliyor.
Böyle bir durumda kişinin kendi çocuğunu daha bebekken veya küçük bir çocukken bu operasyona sokması ahlaki olarak ne kadar kabul edilebilir? Aslında, bakıldığında uzun vadede çocuğun yararına olacak olan ve bu nedenle de çocuğun iyiliğini düşünen birisi için oldukça mantıklı ve akla yatkın görünen bu hareket, o an çocuğun çekeceği o yüksek acıyı düşününce vicdani olarak kişiye zor gelebilir. Böyle bir durumda iyi ve daha tercih edilebilir seçenek hangisidir? Uzun vadede insanlara mutluluk sağlayacak bir eylem için kısa vadede çektirilecek acı kabul edilebilir mi veya kabul edilecekse bu acı ve mutluluğun sınırları ne olacaktır? Örneğin pek çok kişi, bir insanın ölümcül bir hastalığını iyileştirebilecek bir ilacı bir enjektör yardımıyla kişiye vermekte bir sorun görmez, hatta bu, kişiyi kurtarmak anlamına gelir. Burada enjektörün vereceği acı çözeceği sorunun karşısında pekala kabul edilebilirdir. Öyleyse bu kabul edilebilirlik nerede başlayıp nerede biter?
Tüm bu sorular birtakım varsayımlar üzerine kuruludur ve gerçekle doğrudan ilişkili olmak zorunda değildirler. Sadece, insanların ahlak anlayışlarına dair bazı meseleleri gündeme getirmektedirler. Ahlaki nihilistler içinse kişisel hislere dair sorular olarak kabul edilebilirler.
Posted Oct 10, 2025, 7:18 PM UTC