Hayarın Sundukları ve Hayallerim

İç Dökme

Yıllardır sanki içimdeki bu şeyleri kusmak istiyormuşum ve şu an bunu yapıyormuşum gibi hissediyorum.

Aslında muhtemelen bir çok insanın yaşamak istediği hayatı yaşadım ama benim için artık bu durum nefes alırken bile zorlanmama neden olacak bir hale geldi.

Her şey aslında 8 yıl önce başladı. Girdiğim bir sınav ile çok prestijli bir okulun tam bursunu kazandım ve tüm eğitim-öğretim hayatım boyunca bu bursu almaya hak kazandım. Ne kadar iyi bir durum gibi gözüksede benim hayatımı adeta zincirlemişti bu durum. 5 ve 6. sınıfta derslerim (özellikle ingilizce) çok iyi değildi ama bana burs veren kurum olağanüstü bir başarı bekliyordu. Sürekli rehberlik öğretmenleri, müdürler, zümre başkanları tarafından mobinge maruz kaldım. Her seferinde bursumun kesilmesiyle tehdit edildim. Ailem aranıp azarlanıyordu. Resmen 3. sınıf insan muamelesi görüyordum. Ortaokulum genel olarak bu şekilde geçip gitti.

Lise zamanında ise işin rengi daha da değişti. Benim tüm öğrencilere örnek olmam gerekiyor ya hani sevgilim olmamalı (çünkü derslerim düşer), kavga ve diğer olayların içinde olmamalıyım (çünkü disiplin cezası alırsam bursum kesilir), kurum aidiyetim olmalı ve tam bağlılım olmalı. Nitekim tüm bunlara rağmen sadece en doğal ve saygı çerçevesinde görüşleri belirttiğim için uyarı cezaları aldım. Bu sene ise daha okula başlayalı şurada 5 (sanırım) hafta olmuşken geçen haftlarda tekrar yks taahhütname'si imzalattılar. Dereceye gireceksin ve ilk senende yerleşeceksin yoksa bursun kesilir. Bu arada ek not bursunuz belirli şartlar altında kesilirse tüm ödemeleri geri istiyorlar.

Evet bunlar ve daha fazlası var. 5. sınıfa giden hayatında ilk defa ingilizce gören bir çocuğa niye ingilizce notun düşük diye azarlayıp ağlatan o rehberlekçi sürtüğü unutmuyorum.

Doğal olarak ailemde hep diken üstündeydi bu 8 sene boyuna. Nihayet bu sene bitiyor kurtuluyorum.

Tabi bu içimdeki sorunlardan sadece birisi, bir de klasik aşk meselesi.

Sınıfta yakın olduğum bir kız arkadaşım vardı. Benim için bu karmaşık düzen içerisinde tek sığınağım o olmuştu (Ben de bunu biraz geç fark ettim.) Aynı bölümü okumayı düşündüğümüz için ben kendimi bir anda onunla aynı yerde çalıştığımız hayaller içerisinde buldum ve başka bir şey düşünemiyorum. Bu yakınlık çok da yakınlık değil aslında. Geçen haftaya kadar gayet iyiydik. Öyle okul dışında sürekli buluşan, her gün whatsapp'da konuşan tarzda değil. Okulda konuşuyorduk sadece ama gayet iyiydi aramız. Benim yediğim bir bok nedeniyle o da küstü bana. Sınıfta konuşmadığım kimse olmasa da kimseyle o kadar samimi değilim. Başka belki de milyon tane sebep nedeniyle onunla beraber olmam imkansıza yakın ama ben açıkçası başka biriyle nasıl olabilirim bilmiyorum. Evet bir çoğunuz "ya klasik ergen durumu, hormonlar tavan" tarzında düşünebilir ama inanın değil. O kadar kolay sevebilen bir insan değilim ve hani anlarsın ya onun farklı olduğunu başka kimsenin öyle olmayacağını tam olarak öyle.

Biraz karışık oldu. Okuduysanız teşekkürler. Açıkçası buradan yazmak benim için çok zor bir karar oldu zaten o yüzden biraz tüm olayı üstün körü ve özensiz yazdım. Kusura bakmayın (tabi birisi okursa). Devamını yazacağım (bunu da daha detaylandırıp düzenlerim) yaşamaya devam ettiğim sürece.

Posted Oct 10, 2025, 7:22 PM UTC

60
Loading comments…