Türkoye toplumunun hali, gözü boyanmışlık ve düşünsel yalnızlık

Bu coğrafya tarihin en talihsiz coğrafyası, gözümüzün önündeki devasa kültürel ve medeni külliyatı görmeyip bizle alakası olmayan uyduruk bir tarih anlatısına inandırılıyoruz, insanlar bize kendi topraklarımızda barbar ve işgalci diyor, batı'nın batı olmasını sağlayan biziz, anadolu ve roma ve yunan medeniyetlerinin ikinci beşiğiydi, anadolu'da daha 100 yıl önce kimse kendine türk demezdi, türklük kimliği oldukça yapay ve zorlama, cumhuriyet bizi geçmişimizden uzaklaştırdı ve köksüz bir toplum yarattı, şehirlerin ruhu, geçmişle, kültürle bağı kalmadı, yer isimleei değiştiirilip uydurma isimler verildi, tarihi yerler yok edildi, adeta milliyetçi bir kültür devrimi yaşandı, sözde orta asyalı kardeşlerimizden çok bizle genetik olarak soydaş olan yunanları veya ermenileri can düşmanı görüyoruz, yunanlar ve türkler aynı halk, sadece biri hristiyan kalmaya devam etti bizans fethedilince, diğeri de müslüman olup türkçeyi benimsedi, kendi topraklarımızda kendimizi yabancı ve işgalci olarka görüyoruz, türkiye'de insanlar yaşadıkları toprakların geçmişini bilmiyor onun yerine bizle alakasız tarihte üstüne birkaç çizik atılmış kaya dışında taş üstüne taş koymamış göçebelerin tarihini öğreniyoruz, demokrasi ve felsefe burada ortaya çıktı, yunan destanları burada geçiyor, hristiyanlık ilk buralarsa kök saldı, para burada bulundu, ilk barış antlaşması burada yapıldı ama biz gidip tarih boyunca oradan buraya koşturan ve bizi fethedip dilini dayatan bir topluma aşık olduk ve bunları söyleyince toplum seni linç ediyor ve kabullenmiyor, üstelik sözde aydın, zeki, özgürlükçü yrni nesil dini sorgulayıp ateist olurken resmi tsrih dogmalarına sımsıkı sarılıyor toplumda kendimi düşünsel olarak çok yalnız hissediyorum, hiçbir zaman anlaşılmayacak gibi, tüm bunlardan dolayı huzursuzum

Posted Jan 11, 2026, 8:08 PM UTC

34
Loading comments…