Tatlı İntikam B45

NSFWHeteroseksüel | Kurgu

​Cihangir, Fırat, Başkan, Metin, Samet, Hüseyin ve Yaşlı Kurt masanın etrafına oturdular. Son yaşanan durumları anlattım. Babamın denek olduğunu, benim onun genlerini aldığımı, şu an zihnimin %100'ünü kullandığımı, her şeyi anlattım. Hepsi şok içinde beni dinliyorlardı.

​Yaşlı Kurt: "Ala kurdum, bu nasıl bir şeydir, ben anlamadım."

​Yaşlı Kurdun zihnine odaklandım.

Ben: "Yaşlı kurt sende benim yaşımdayken ala kurtmuşsun ulu kurttan öğrendim ne diyorsun bu duruma?"

​Şok içinde masadakilere bakıyordu.

Herkes: "Konuşmadı efendim."

​Ben: "Albay sizin adamınız değil mi efendim?"

​Yaşlı Kurt: "Evet evlat."

​Ben: "Arasın mı sizi?"

​Yaşlı Kurt: "Evlat şaka mı yapıyorsun?"

​Albay yaşlı kurdu ara beni sevdiğini ve benim asla şaka yapmayacağımı söyle ona.

​Yaşlı Kurdun telefonu çalmaya başladı. Herkes şok içinde ayağa kalkıp yaşlı kurdun etrafına toplandı ve telefona baktılar. Yaşlı Kurt telefonu açıp hoparlöre verdi.

​Albay: "Efendim ben komutanımızı çok seviyorum o size asla şaka yapmaz."

​Yaşlı Kurt: "Bu ne demek evlat."

​Albay: "Zihnimde komutanın sesini duydum bana sizi aramamı ve bunları söylememi emretti efendim."

​Hepsi şok içinde kalakalmıştı.

​Ben: "Albay iyi geceler kapatabilrsin telefonu."

​Albay: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Aranızda hala inanmayan varsa sabaha kadar devam edebilirim buna."

​Yaşlı Kurt: "İnandık evlat inandık."

​Ben: "Yarın akşam Rusya'ya gideceğim. Esedi orada karşılayıp parasını alıp memlekete getireceğim. Başkan bana özel bir uçak ayarla bu ekip benimle geliyor ve yanımda misafirlerim olacak."

​Başkan: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Şimdi gelelim diğer mevzuya babam Afganistan görevindeyken Cia zehirleyerek öldürmüş babamı bir konsorsiyum kim oldukları belli değil ama Ratkov'un bildiği tek isim orospu çocuğu general Muzeffer. Bu iş artık midemi bulandırmaya başladı en sonunda operasyonu bırakıp hepsinin canını alacağım o olacak."

​Yaşlı Kurt: "Evlat bu senin en doğal hakkın kimse sana neden yaptın demez ama sadece bu çakalları öldürmen yeterli olmayacak bu sülükleri memleketin etinden ayırmamız gerekiyor."

​Ben: "Benim bir fikrim var ve istişare yapmak istiyorum."

​Hepsi kafa salladı.

​Ben: "İçlerine sızacağım."

​Hepsi gözlerini açtı.

​Yaşlı Kurt: "Evlat seni test ederler sana alçakça bir görev verirler bunu yüreğin kaldırmaz ömür boyu vicdan azabı çekersin."

​Başkan: "Yaşlı kurt haklı komutanım sana imkansız bir görev verirler mesela Uzun adamı öldürmeni isterler devlet başkanlarına suikast düzenletirler bombalama eylemi yaptırırlar."

​Cihangir: "Komutanım bu yol iyi yeni edindiginiz güçlerle merdivenleri çıkarsınız en alt kademeden köle yapmaya başlarsınız Esra köleniz oldu Burhan köleniz oldu sırayla Erkan Ede Seda Hande Fuat Savcı Hakim General diyerek tırmanırsınız basamakları komutanım riske girmeye gerek yok."

​Fırat: "Sabrınızı kaybetmeyin komutanım zor bir sınav veriyorsunuz. Ama sabırsız davranırsanız bunca çektiğiniz acı yaşadığınız sıkıntı boşa gider ve sadece siz değil biz hatta devlet kaybeder komutanım."

​Ben: "Peki dediğiniz gibi olsun her ne kadar beynimin %100 ünü kullanabilsemde istişarede çoğunluğun kararı en doğru karardır."

​Yaşlı Kurt: "Doğru dedin ala kurdum."

​Ben: "Hepinize hediyelerim var silah arkadaşlarım."

​Hepsine tek tek bakarak dil komutlarını verdim.

​Ben: "Bu masadaki herkes artık 8 dil biliyor ana dili gibi konuşup yazıp okuyabiliyor."

​Hepsi: "Sağolun komutanım."

​Ben: "Cihangir."

​Cihangir: "Emredin komutanım."

​Göz kırptım.

​Ben: "Video kaydına başla."

​Cihangir: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Merak etmeyin bu odadan çıkmayacak bu video. Başkan senin odana giren var ya."

​Merakla baktı bana.

​Başkan: "Kim o yavşak söyleyin komutanım günlerdir uykularım kaçıyor."

​Ben: "İyi çek Cihangir başkanın yüzünü her ifedesini çek kendini görsün sonra."

​Cihangir: "Emredersiniz komutanım."

​Başkan: "Komutanım meraktan çatlayacağım kimler bu işin içinde?"

​Ben: "Tek bir kişi."

​Başkan: "İmkansız kamera kayıtları silinmiş kimse girmiyor odama."

​Ben: "Çaycı Muharrem girmiyor mu başkan?"

​Başkan: "Vay yavşak odamda çay içmediğim halde tepsiyle boş bardak çıkardı gördüm kameradan."

​Herkes güldü Yaşlı kurt bile bastı kahkahayı.

​Yaşlı Kurt: "Evlat Ulu kurdu ne sanıyorsun sen sizin gibi çömezler onun eline su dökemez."

​Ben: "Emin olun dökemezler efendim."

​Yaşlı Kurt: "O söyledi değil mi."

​Ben: "Başka nerden edinebilirim o bilgiyi."

​Yaşlı Kurt: "Senin kadar başarılı olamasakta kendi çapımızda yaptık bazı işler alakurdum. Babanda bozkurttu tanırdım onu yiğit bir askerdi."

​Ben: "Sağolun efendim."

​Yaşlı Kurt: "Sabredeceksin ala kurdum sabırla öreceksin ağlarını bak bu dünyanın en aç gözlü hayvanı sinektir oraya konar buraya konar her boka konar en sabırlı hayvanı örümcektir ağını örer geçer kenara günlerce bekler. O her boka konan sinek en sonunda gider örümceğin ağına konar. Örümceğe yem olur çünkü o sabırlıydı öteki aç gözlü. Bu çakallar aç gözlü bir bok sineği sen sabırla bekleyen örümcek olacaksın ağlarını sıkı ör kaçmasın sinekler."

​Ben: "Emredersiniz efendim."

​Yaşlı Kurt: "Esedin parasını nasıl sokacaksın memlekete aslanım?"

​Ben: "Bir kaç fikrim var efendim."

​Yaşlı Kurt: "Duymak isterim ona göre hazırlık yapalım bu para çok önemli bu memleket için oradaki kardeşlerimiz için."

​Ben: "Efendim muhtemelen Kyripto üzerinde yüklü bi miktar para olacaktır onu rahatlıkla alırım asıl sıkıntı altın ve nakit para bir kısmını bırakmam gerekecek tamamını alırsam Ratkov sıkıntıya girer ona daha çok ihtiyacım var görevden el çektirilmesini istemem şerefsiz Esed yüzünden."

​Yaşlı Kurt: "Haklısın evlat o adam lazım sana hemde çok lazım."

​Ben: "Devletin işine ne yarar altın hali mi yoksa para hali mi?"

​Yaşlı Kurt: "İki şekildede yarar evlat. Altını eritip merkez bankasına ihtiyat akçe rezervlerine ekleriz para olursa yatırım yaparız o parayla savunma sanayi ve sağlık giderleri kamu borçları için kullanırız."

​Ben: "Efendim kusura bakmayın ama kamu borçları umrumda değil siyaset yapmak istemem ama her belediyenin bok gibi borcu var götü boklu 60 bin nüfuslu ilçe belediyesinin 120 milyon borcu var kusura bakmayın birileri çalsın diye götümü yırtmıyorum burada. Bu konuda söz hakkım olacağına inanıyorum."

​Yaşlı Kurt: "Sen nasıl istersen evlat haklısın ama kamu borcu olanlar sadece belediyeler değil askeriye hastane gibi devlet kurumlarınında borçları var."

​Ben: "Neyse ben getireyimde para ve altını gerisini konuşuruz efendim."

​Yaşlı Kurt: "Peki evlat sen nasıl dersen öyle olsun bahtiyar ol bu vatan sana minnettar bu devlet kendine yapılanı asla unutmaz ala kurdum."

​Ben: "Sağolun efendim."

​Yaşlı Kurt: "Ben kalkıyorum dönünce görüşürüz ala kurdum."

​Ben: "Emredersiniz efendim."

​Yaşlı kurdu uğurladık ve salona döndük çay söyledim bir sigara yaktım.

​Başkan: "Komutanım bu arada fırsat olmadı konuşmak için operasyonunuz için sizi tebrik ederim."

​Ben: "Sağol başkan yerimde kim olsa aynısını yapardı."

​Başkan: "Mütevaziliği bırakın komutanım sizin yaptıklarınız bizim aklımızın ucundan geçmezdi ama Cihangir söylemişti bana bak gör başkan tüneli duyunca o karargahı yıkar diye affedin beni bende o biraz sıkar demiştim hakkınızı helal edin yanılmışım."

​Ben: "Helal olsun başkan ne demek."

​Başkan: "Bu Fuat hakkında tasarrufunuz ne olacak?"

​Ben: "Onun ve diğer piçlerin 7 sülalesini kıllı göbeğim altında sike sike inleteceğim erkekleride senin önüne atacağım tabi hepsini köpek yaptıktan sonra merak etme o piçleri sana parçalatacağım başkan benim daha önemli işlerim var ben yokken şu inşaat işini takip edin boş bırakmayın aksama istemiyorum o labaratuar hastane okul bana acil lazım ailem otellerde sürünüyor resmen herkes acele etsin."

​Başkan: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Silah tedariki ile alakalı ne yaptınız başkan?"

​Başkan: "Üreticilerimiz var Çakırlar en iyisi vatanına bağlı örgütlere düşmanlarımıza asla silah satmazlar ekibinizle bağlantı kuracaklar komutanım."

​Ben: "Peki tamam şirketimin deposunda para var malları oraya bırakıp parayı oradan alsınlar başkan kapıdaki çocuklar yardımcı olurlar size."

​Başkan: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Metin usb işini ne yaptın?"

​Metin: "Halkettim komutanım tüm arabalarda kuruldu."

​Ben: "Başkana ver usbyi o da tüm teşkilatına kurdursun."

​Başkan: "Nedir komutanım bu?"

​Ben: "Arvento yazılımı yaptım direk aracın beynine bağlanan bir uygulama uydu üzerinden sinyal alıyor bilgiler 3 şifreleme yöntemi ile kaydediliyor bizim dışımızda kimse göremez ekiplerinize baktırın tüm devket kurumlarının kullanımı için veriyorum bu uygulamayı hiç bir şey talep etmiyorum."

​Başkan: "Sağolun komutanım her şey için teşekkürler bizim için gerçekten çok faydalı şeyker yapıyorsunuz."

​Ben: "Yarın gitmeden şu virüs programınıda kurumlar için uyarlayacağım size teslim ettiririm sizde inceletir kurumlara verirsiniz başkan."

​Başkan: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Sizden istediğim veri analiz ekibi kuruldu mu?"

​Başkan: "Evet komutanım 20 kişilik özel bir ekip kurduk hepsi işinin ehli sağlam çocuklar."

​Ben: "Dediğim gibi fonu ben sağlayacağım ilk aşamada kurumunuza yarım milyar dolar fon vereceğim başkan."

​Başkan: "Sağolun komutanım ama bu para çok fazla."

​Ben: "Başkan kullanacağınızı kullanın çok artarsa kurum personelinize dağıtın hastası olan vardır kirada oturan vardır durumu kötü olan vardır bizim bu evlatlara bakmamız lazım. Özellikle o çaycı Muharrem'e benden 1 milyon dolar ver ama işi bırakması yasak."

​Herkes güldü.

​Başkan: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Benden istediğiniz bir sey var mı başkan."

​Başkan: "Devlet adına bir isteğim yok ama şahsi bir isteğim var."

​Ben: "Buyur başkan elimden gelen bir şeyse tabi ki."

​Başkan: "Ablam Rusya'da yaşıyor."

​Ben: "Başkan bak kadın durumlarını biliyorsun bak bana aşık falan olur sıkıntı olmasın bak buradakilerin yarısı ile akraba oldum çoktan."

​Başkan: "Sizden iyisini bulacak değil komutanım ama durum biraz farklı kocası orada iş yapıyor ama ne bok yediğini hala çözemedim devlet kaynaklarını kullanmak istemiyorum ama bu konu ile ilgilenirseniz çok mutlu olurum."

​Ben: "Herif normalse sorun yok ama yamuksa ne yapacağım?"

​Başkan: "Ne uygun görürseniz komutanım siz hak etmeyene ceza vermezsiniz elinizden ne çıkarsa kabulüm komutanım ablam konusunda da endişeniz olmasın sizle akraba olmaktan onur duyarım komutanım."

​Ben: "Eyvallah başkan sağol."

​Başkan: "Siz sağ olun komutanım bilgileri size ulaştırırım komutanım."

​Ben: "Tamam başkan ilgileneceğim."

​Başkan: "Benden isteğiniz yoksa ben ayrılıyorum komutanım."

​Ben: "İyi geceler başkan kendine dikkat et Kardeşim Şara'yı ara boş bırakma selamımı söyle."

​Başkan: "Emredersiniz komutanım."

​Başkan ayrıldı herkese çay söyledim sigara yaktım herkese sigar yakmasını rahat olmalarını söyledim.

​Metin: "Komutanım ben de gelecekmiyim sizle?"

​Ben: "Evet ne oldu ki?"

​Metin: "Yılan komutanım."

​Ben: "Oğlum toplantının başından beri kafan nerede senin lan sikko o zaten benim itim bu saatten sonra bırakın takipleri hepsini sırayla üst üste dizip sikeceğim."

​Metin: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Cihangir yeni ailemle ilgileniliyor değil mi?"

​Cihangir: "Evet komutanım ama huzursuzlar bence onlarla görüşmenizde fayda var."

​Ben: "Aklımda sürekli ama elim başıma deymiyor malesef. Neyse toplantı bitince gideyim yanlarına. Hangi odadalar?"

​Cihangir: "3.katı onlara ayırdık komutanım."

​Ben: "İyi yapmışsın. Bana söylemek istediginiz bir şey var mı bi eksiğiniz bir ihtiyacınız beyler çekinmeyin."

​Hepsi: "Sağolun komutanım."

​Ben: "Eşlerinizide alın yanınıza ben iş kovalarken sizde eşlerinizle vakit geçirirsiniz tatil yapmış olursunuz. Herkesin eşi gelsin çocukları dert etmeyin bize bırakırız bizim kızlar bakarlar gözleri gibi."

​Hepsi: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Metin kalsın siz gidin."

​Hepsi: "Emredersiniz komutanım."

​Orlova tüm ekibini Mehmet'in seçtiği kız hariç buraya getir salon 1453 te bekliyorum.

​Çay söyledim sigara yaktım Metine uzattım.

​O da yaktı.

​Metin: "Komutanım ben neden kaldım?"

​Ben: "Emrimi mi sorguluyorsun at kafası?"

​Metin: "Estağfirullah komutanım olur mu öyle şey merak ettim."

​Ben: "Merak etme 10 dakika sonra geçer merakın."

​Metin: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Nuray nasıl?"

​Metin: "Çok iyi komutanım sayenizde. Sağolun."

​Ben: "Onu Ayşe'yi Sevim'i Gülcan ve Birgül'ü de götüreceğim yanımda."

​Metin: "Siz nasıl emrederseniz komutanım."

​Orlova ve tüm kızlar girdi içeri Metin şok olmuş bana bakıyordu.

​Ben: "Seç birini senin olacak."

​Metin: "Komutanım yapmasam?"

​Beynine girdim. Seni ibne yapmamı istemiyorsan seç birini bir daha bana emrimi tekrarlatma sakın.

​Metin: "Emredersiniz komutanım hemen seçiyorum."

​Metin ayağa kalktı incelemeye başladı. Soru soruyordu kızlara. Orlovayı elinden tutup kucağıma aldım boynunu öptüm.

​Orlova: "Efendim sesinizi beynimde duydum nasıl oldu bu?"

​Beynine girdim ve gece yaşadıklarımı gösterdim.

​Orlova: "Bu bir mucize lordum mükemmelsiniz."

​Ben: "Asıl siz mükemmelsiniz bebeklerim benim. Biz yarın akşam Moskova'ya uçuyoruz sen ve Nadya burada kalın kızlar size emanet."

​Orlova: "Emredersiniz lordum."

​Metin: "Komutanım seçtim."

​Seçtiğini elinden tuttu kızın zihnine girdim.

​Ben: "Bu adam benim kardeşim bundan sonra senin patronun sahibin tapacağın kişi o öl derse öleceksin her emrine itaat edeceksin ona hep arzu şehvet duyacaksın gözün ondan başka kimseyi görmeyecek senle her ilişkiye girdiğinde zevkten uçacaksın."

​Kız: "Emredersiniz efendim."

​Metinin zihnine girdim.

​Ben: "Bu kız bundan sonra sana ait resmen sana tapacak seni hiç aldatmayacak öl dersen ölecek onu her siktiğinde zevten uçacak. Sende onu seveceksin sahip çıkacaksın ona değer verip koruyacaksın isteklerini yerine getireceksin."

​Metin: "Emredersiniz komutanım."

​Ben: "Hadi gidin bir oda tutun kendinize."

​Kız/Metin: "Emredersiniz."

​Ayrıldılar diğer kızlar kaldı. Orlova'yı kaldırdım kucağimdan ayağa kalktım.

​Ben: "Odalarınıza çıkabilirsiniz kızlar teşekkür ederim."

​Kızlar: "Emredersiniz sahip."

​Hepsi kikirdeyerek ayrıldılar.

​Ben: "Hadi sende odana geç dinlen bebeğim."

​Orlova: "Emredersiniz lordum."

​Dudaklarından öpüp götüne bir şaplak attım kırıtarak gitti.

​3.kata çıktım odaklandım Lale kapıya çık.

​Lale hemen kapıya çıktı yanına gittim ellerimi yanağına koydum esmer güzeli sıcacıktı.

​Ben: "Bütün kızları topla hepinizle konuşmak istiyorum."

​Lale: "Emredersiniz efendim."

​Odaya girdim koltuğa oturdum bir sigara yaktım ve sigaram bittiğinde kızlar toplanmıştı.

​Hepsine baktım ve odaklandım.

Ben: "Bundan sonra sizin efendiniz sahibiniz taptığınız tanrı benim bundan sonra hepiniz bana itaat edecek beni sevecek bana saygı duyacaksınız hepiniz beni gördüğünüzde şehvet duyacak sürekli beni arzulayacaksınız kendinize iyi bakacak sağlıklı olacaksınız Hepinizin doğurganlığı çok fazla benim çocuklarımı doğurmak için yanıp tutuşacaksın bundan sonra Mutlu bir hayat yaşayacaksınız..."

​Zihinlerinden çıktım ve hepsi diz çöktü.

​Hepsi: "Tanrım sizi seviyoruz sizin için herşeyi yapmaya hazırız siz ne derseniz o olacak."

​Hepsine dil komutlarını verdim.

​Ben: "Hepiniz hazırlanın sizi tatile götürüyorum Rusya'ya gidiyoruz."

​Hepsi sevinçle bana sarıldılar.

​Kız: "Teşekkürler efendimiz hiç kendi evimizden dışarı çıkmamıştık."

​Ben: "Merak etmeyin ben size en güzel şeyleri yaşatacağım. Herkes kendi kızından sorumlu olacak Lale ise hepinizden sorumlu olacak."

​Kızlar: "Emredersiniz sahip."

​Ben: "Hadi odalarınıza dağılın yarın akşam gidiyoruz."

​Kızlar: "Emredersiniz sahip."

​Kızlar gitti ve sadece Lale kaldı. Elinden tuttum etrafında döndürdüm inceledim yaşlıydı ama dolgun götü ve memeleri vardı vücudu iriydi boyu uzun omuzları genişti çok hafif göbekliydi.

​Ben: "Kaç yaşındasın yavrum?"

​Lale: "50 sahip."

​Ben: "Menapoza girdin mi?"

​Lale: "Hayır sahip hala yumurluyorum."

​Ben: "Güzel o zaman bu ailedeki ilk evladı sen vereceksin bana."

​Lale: "Benim için şereftir sahip."

​Zihnine girdim. Menapoza girmeyeceksin sürekli yumurtlamaya devam edeceksin ölene kadar bana evlat vereceksin hiç bir hastalığın yok çok sağlamsın seni her siktiğimde zevkten çıldıracaksın seni sikerken bütün zevk sularını fışkırtacaksın hep yarrağımı düşüneceksin ve sorumlu olduğun kişilere çok iyi bakacaksın.

​Lale: "Emredersiniz sahip."

​Beyaz ipek gömleğini yırttım ve sütyeninden taşan süt gibi beyaz memeleri ortaya çıktı sertçe avuçladım sütyenini kopardım ve memelerine yumulup dişlemeye başladım kendini kastı ve inlemeye başladı ben yoğurdukça emip dişledikçe kasılıyor zevkten deliyordu siyah parlak eteğini indirdim beyaz kilodunu parçaladım amı tertemiz bembeyaz ve pes pembeydi am dudakları yaşlılık ve doğumlardan dolayı genişlemişti içi sızdırıyordu türbanını çıkarmadım. Yatağa ittim ceketimi gömleğimi çıkardım kemerimi çözüp pantolonumu indirdim boxerimi çıkardım heyecanla bana bakıyordu sikimi gördügü anda fal taşı gibi açıldı gözleri.

​Lale: "Bu çok büyük ben nasıl alacağım bunu amıma sahip?"

​Ben: "Severek alacaksın amın paramparça olsa bile bu yarrağı almak için gerekirse canını vereceksin."

​Lale: "Emredersin sahip."

​Hemen o tüysüz amına yumuldum anında zevk sularını fışkırtmaya başladı yüzüme tadı çok güzeldi orospunun dilledikçe fışkırıyordu saçlarımdan tutup kafamı amına bastırıyordu ahhhhh ohhhhh ımmmmm

​Lale: "Muhteşemsiniz sahip mükemmelsiniz hayatımda böyle bir zevk yaşamadım orospu çocuğu kocam bir defa bile yapmadı bana bunu."

​Doğruldum sikimi sulu amına sürtüm ve direk sokup sapladım amını parçalamıştım resmen ama umrumda değildi bacaklarını omzuma aldım el bileklerinden kavrarım ve sikmeye başladım ben siktikçe o fışkırtıyordu.

​Göğsüm göbeğim kasıklarım her yer sırılsıklamdı ben siktikçe kendinden geçip geçip ayılıyordu iyice hızlandım ve üzerine abanıp amına boşalmaya başladım ben dölledikçe o inliyordu bütün döllerimi o mükemmel amına boşalttım kesin hamile kaldı buna emindim. Döllerim amını ağzına kadar doldurdu içinden çıktım ellerini beline koydu ve kendini havaya doğru kaldırdı hamile kalmak için.

​Götüne okkalı bir tokat attım ımmm diye inledi dudaklarından öptüm dudakları dolgun ve lezzetliydi bana çok zevk vermişti ya da artık beynim böyle algılıyordu tam emin değildim.

​Koltuğa oturup bir sigara yaktım. Sevimi aradım.

​Sevim: "Efendim sahip?"

​Ben: "Yılan evde mi?"

​Sevim: "Hayır sahip bir kaç saat önce çıktı evden nerede bilmiyorum."

​Ben: "Tamam Ayşe Nuray Gülcan Birgül'ü al ve Ayşe'lere geç birazdan geleceğim açım yemek hazırlayın sizle konuşacaklarım var."

​Sevim: "Emredersin kocacığım."

​Toparlandım Lale ile vedalaştım otelden ayrıldım çocuklar arabamı getirmişlerdi vale getirdi arabamı atladım bir sigara yaktım ve sürmeye başladım eve doğru...

Posted Apr 7, 2026, 11:31 AM UTC

311
Loading comments…