[Senaryo Analizi] ABD-Küba Gerilimi Tırmanırsa BIST ve Emtia Piyasaları Ne Yapar? "Siyah Kuğu" Hazırlığı mı, Fazla mı Düşünüyorum?

❓Soru-Cevap

Merhaba Lidyalı Redditörler,

Önce şunu söyleyeyim: bu postu felaket tellallığı yapmak için açmıyorum. Kimse sabah kalktığında "bugün ABD Küba'ya saldırır mı acaba" diye düşünmüyor, ben de öyle. Ama yatırımcının işi tam da bu zaten, kalabalığın bakmadığı köşelere bakmak, henüz fiyatlanmamış riskleri masaya yatırmak. Geçen hafta birkaç analistin raporunda yeniden Küba-ABD geriliminden bahsedildiğini görünce aklım biraz oraya takıldı. "Ya gerçekten tırmanırsa ne olur?" sorusunu burada birlikte düşünmek istedim.

Hadi başlayalım.

🟡 Emtia Piyasaları: Altın ve Petrolün Ötesinde

Çoğu analist böyle bir jeopolitik gerginlikte refleks olarak altına ve petrole bakar. Haklılar, bu iki emtia yine dolar kazanır. Ama dikkatimi çeken nokta çok daha az konuşulan iki metal: nikel ve kobalt.

Küba, dünya nikel rezervleri açısından küçümsenecek bir oyuncu değil. Küresel nikel rezervlerinin yaklaşık %5-7'si Küba'da bulunuyor ve ülke, laterit nikel yataklarının yoğunluğu bakımından dünyada sayılı lokasyonlardan biri. Kobalt için tablo biraz farklı (Kongo ağırlıklı bir piyasa bu) ama Küba'nın nikel üretiminde kobalt bir yan ürün olarak çıkıyor ve bu da önemsiz değil.

Şimdi şunu düşünün: Tesla başta olmak üzere EV sektörü, pil kimyasının merkezine nikel bazlı katotları (NMC, NCA) oturtmuş durumda. Batarya üreticileri zaten "critical minerals" tedarik zincirinde ciddi güvenlik açıkları yaşıyor. Küba'dan çıkan nikelin (Sherritt International gibi Kanada şirketleri bu işi yürütüyor) abluka ya da üretim durmasıyla piyasadan çekilmesi, nikel spot fiyatında anlık değil ama orta vadede ciddi bir baskı yaratabilir.

Peki ya altın? Şunu net söylemek lazım: altının bu senaryoda yükselmesi, nikel fiyatıyla doğrudan bir korelasyon meselesi değil. Altın, jeopolitik krizin yarattığı güvenli liman talebiyle artar. Nikel ve altın bu tabloda aynı belirsizlikten beslenir ama birbirini tetiklemez. Dolayısıyla altın fonu tutmak bu senaryoda mantıklı bir defansif pozisyon olmaya devam eder. Bunu "nikel krizinden ekstra prim yaparım" diye değil, "genel jeopolitik gerilim güvenli liman talebini artırır" diye değerlendirmek daha doğru.

🚢 Lojistik: Panama Kanalı ve Navlun Krizi

ABD'nin Küba'ya yönelik bir askeri harekâtı ya da genişletilmiş deniz ablukası senaryosunda, Karayip Denizi ve Meksika Körfezi'ndeki ticaret rotaları baskı altına girer. Panama Kanalı'nı hatırlayın, 2024'te kuraklık nedeniyle kapasite düştüğünde navlun fiyatları nasıl tepki vermişti?

Ancak burada bir nüansı kaçırmamak gerekiyor: Küba kaynaklı bir deniz krizi, Kızıldeniz/Süveyş senaryosu kadar sistemik bir şok yaratmayabilir. Zira Karayipler'de alternatif rotalar coğrafi olarak daha erişilebilir; gemiler Cape Horn'a ya da Atlantik'in kuzeyine yönelme esnekliğine sahip. Yani navlun fiyatlarında bir baskı olur ama bu baskının büyüklüğü krizin süresi ve yoğunluğuna son derece bağlı.

Navlun artışı gerçekleşirse bu durum küresel enflasyona taze bir katman ekler, tam da merkez bankalarının rahatlamaya çalıştığı bir dönemde. Türkiye açısından dolaylı ama gerçek bir etki bu: ithal girdi maliyetleri artar ve TCMB'nin denklemi bir kez daha karmaşık hale gelir.

📉 BIST: İlk Şok ve Sonrası

Böyle bir kriz haberini aldığımızda BIST'in ilk refleksi tahmin edilebilir: risk iştahı baskılanır, yabancı çıkışı hızlanır, dolar/TL yukarı çıkar, banka ve sanayi hisseleri sert düşebilir. Bu kısım hepimizin ezberi.

Ama ikinci perdeye bakalım, asıl fırsat orada gizli.

Olumlu ayrışabilecek sektörler ve hisseler:

EREGL ve KRDMD meselesini biraz dikkatli ele almak lazım. Bu iki şirketin ağırlıklı üretimi karbon çeliği üzerine; nikel ise daha ziyade paslanmaz çelik üretiminin kritik girdisi. Dolayısıyla "nikel fiyatı arttı, EREGL direkt yükselir" argümanı teknik olarak zayıf kalır. Bununla birlikte, böyle bir kriz ortamında genel bir emtia rallisi yaşanırsa çelik fiyatları da bu dalgadan nasibini alabilir ve bu iki hisse endirekt olarak yukarı bakabilir. Doğrudan bir mekanizma değil, genel hammadde enflasyonunun bir yansıması olarak değerlendirmek daha sağlıklı.

Savunma sanayii açısından bakıldığında, jeopolitik gerilim arttıkça savunma bütçelerine olan ilgi piyasada fiyatlanmaya başlar. Bu alanda ASELS (Aselsan) en net ve likit proxy olmaya devam eder; savunma temalı bir yükseliş arıyorsanız bakılacak ilk adres orası.

Olumsuz ayrışabilecek sektörler:

İthalat bağımlısı imalat şirketleri maliyet baskısıyla karşılaşır. Bankacılık sektörü ise kur baskısı ve artan kredi riskleri nedeniyle kısa vadede negatif seyreder. Turizm cephesinde şunu netleştirmek lazım: küresel belirsizlik arttığında seyahat talebinin düştüğü ve bu sektörün erken satış gördüğü bilinen bir dinamik. Bu tabloda akla gelmesi gereken isimler THYAO ve PGSUS gibi havayolu şirketleridir; hem talep daralmasından hem de yükselen yakıt maliyetlerinden çift taraflı baskı alırlar.

💬 Sizi Dinlemek İstiyorum

Bu analizi yaparken en zayıf kaldığım nokta şu: Küba nikel üretiminin global EV arz zincirine gerçek ağırlığını sayısallaştırmak. "Küba çıkarsa yerine ne gelir, hangi ülke bu açığı kapatır?" sorusu çok değişkenli ve kesin bir cevap vermek güç.

Sizce bu senaryo gerçekten fiyatlanmaya değer bir risk mi, yoksa fazla uzak bir ihtimal mi?

Özellikle şu sorulara merak ediyorum görüşlerinizi: portföyünüzde böyle bir jeopolitik siyah kuğuya karşı nasıl bir pozisyonlanma yapardınız? Emtia fonları yeterli bir koruma sağlar mı, yoksa daha spesifik bir hedge arayışına mı girerdiniz? Ve BIST'teki hangi sektörlerin bu senaryoda sizi en çok şaşırtacağını düşünüyorsunuz, pozitif ya da negatif yönde?

Bekliyorum.

Posted Apr 24, 2026, 8:23 PM UTC

22
Loading comments…