İntikam Yolculuğu B14

NSFWFantezi

​Odadan çıktık. Ratkov önümde, Anya solumda, İren sağımda koridorda ilerledik.

​Ratkov: "Lordum, farklı bir oda hazırlattık."

B: "Ne gibi bir farklılık Ratkov?"

Ratkov: "Daha geniş bir oda, daha fazla koltuk ve daha rahat bir oda."

B: "Görüştün mü onlarla? Kim olduğumu biliyorlar mı?"

Ratkov: "Boris biliyor, Mariska ve Ursula bilmiyor ama Boris dayısı Aleko ve yengesi Lola'yı da getirmiş. Onlar da kendisi gibi hukukçu lordum, onlar da fazlasıyla güçlü. Aleko'nun kırılması da bizler için fayda sağlar. Bu aile, dünyanın sayılı zengin aileleri arasında. Sergei, Boris ve Aleko sizin zenginliğinizi katlayacak servete sahipler."

B: "Anladım Ratkov. Odaya girince ne olacağı belli olur. Aleko ile konuşma fırsatın oldu mu?"

Ratkov: "Hayır lordum, maalesef izinsiz ve bilgimiz olmadan geldi."

B: "Davetsiz bir biçimde buraya gelmeye cesaret etti demek."

Ratkov: "Çok kibirli bir adamdır. Lola ve Mariska da aynı kumaştan lordum. Ursula ve Boris ise tam tersi, mütevazı insanlar."

​B: "Anladım Ratkov, biz de ona göre davranırız. İvan da odada olsun. Kibrin ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatalım bunlara. Ben kibirli bir insan mıyım canlarım?"

R/A/İ: "Hayır lordum, asla."

B: "Ben kibirlenmiyorsam eğer, bunlar kendilerini ne zannediyorlar?"

İren: "Cahiller lordum."

Anya: "Lordum, bunlar saraylı oldukları için küçük dağları kendileri yaratmış gibi davranıyorlar."

​B: "Bakalım o zaman kim daha güçlü."

Ratkov: "Tabii ki siz güçlüsünüz lordum. Biraz korktuklarında hemen boyun eğeceklerdir."

B: "Bizde bir atasözü var dostum, der ki: 'El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz zannedermiş.' Yani kendinden güçlü bir adamla karşılaşmayan, kendini en güçlü zannedermiş."

Ratkov: "Atalarınız çok doğru tespit etmişler lordum."

İren: "Aynen öyle lordum, bunlar bu cinsten."

​İvan odanın kapısında bekliyordu. Bizi görünce esas duruşa geçti.

B: "Nasılsın İvan? Haberleri aldın mı?"

İvan: "Teşekkür ederim lordum, evet, minnettarım bizlere değer verdiğiniz için. Size layık olmak için canımızı bile vereceğiz. Bu arada lordum, Enişte Dragan kanalı ile benimle irtibata geçti."

B: "Bunu bekliyorduk. Seninle irtibata geçmeleri benim planımdı. Sen onların içimizdeki gizli ajanısın İvan."

​İvan sırıttı.

İvan: "Emredersiniz lordum, siz vermem gereken bilgileri bana verdiğinizde hemen onları haberdar ederim."

Göz kırptım.

B: "Silahın var, değil mi?"

İvan: "Evet lordum."

B: "Sen de içeride ol, silahınla içeridekileri korkutacaksın. Ben sana işaret verdiğimde Aleko'nun kafasına daya silahı."

İvan: "Emredersiniz lordum."

​Odaya girdik. Boris, Tanya, Ursula ayakta; Mariska, Lola ve Aleko koltuklara yayılmış oturuyorlardı. Ben odaya girince kalkma zahmetine bile girmediler. Cihangir ve İnga karşıdaki ikili koltuğun yanında ayakta bekliyorlardı. İkili deri koltuğa geçip oturdum, İren soluma oturdu, İnga ise sağıma.

​Anya bir kadeh viski doldurdu ve uzattı, bir sigara yaktım. Cihangir'e göz kırptım, Ratkov ile birlikte sağımdaki koltuklara oturdular.

B: "Boris ve Ursula, davetimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim, hoş geldiniz."

Boris: "Hoş bulduk efendim. Sizinle tanışmak bizim için büyük bir onur."

Ursula: "Efendim, bizi davet ettiğiniz ve bizimle tanışma şerefini bize bahşettiğiniz için size minnettarız."

​B: "Lütfen ayakta beklemeyin, buyurun oturun."

Karşımdaki ikili koltuğu işaret ettim. Geçip usturuplu bir şekilde oturdular. Evet, Ratkov haklıydı, bunlar diğerlerinden farklıydı.

B: "Tanya, ayakta bekleme tatlım, Boris'in yanına otur lütfen."

Tanya: "Emredersiniz efendim."

B: "Bu hanımlar ve beyefendi kim Boris?"

Boris: "Efendim, annem Mariska."

B: "Siz de hoş geldiniz hanımefendi, davetimi kırmadınız."

​Burun kıvırdı ve memnuniyetsiz bir tavırla:

Mariska: "Çok da rızaya dayalı bir davet olmadı bu durum ama Boris için geldik."

Boris: "Anne, lütfen yapma ne olur."

Aleko: "Sus! Annene cevap verme. Toplum içinde saygısızlık yapma terbiyesiz, aynı baban gibi eziksin."

İvan Aleko'nun arkasındaydı, göz kırptım.

B: "İvan..."

​Silahını çıkardı ve Aleko'nun ensesine dayayıp horozu çekti. Soğuk çeliği ensesinde hisseden Aleko donup kaldı. Hepsinin gözleri yuvalarından çıkacak gibi büyüdü. İvan ensesinden tuttu ve ayağa kaldırıp önüme doğru sürükleyip dizinin arkasından vurup diz çöktürdü.

​B: "Hem davet edilmediğin yere izinsiz geliyorsun. Hem sana söz hakkı verilmeden konuşmaya cesaret ediyorsun. Hem de davet ettiğim misafire benim karşımda hakaret edip onu aşağılamaya kalkıyorsun. Sen kim oluyorsun köpek?"

Aleko: "Efendim, özür dilerim. Ben öyle demek istememiştim, Boris'e hakaret etmek istememiştim."

B: "Demek öyle. O zaman sana bir şans vereyim köpek. Canın mı, malın mı?"

Aleko: "Malım, malım lütfen efendim, bağışlayın beni, yalvarırım, özür dilerim."

B: "Mal varlıklarının tamamını Boris ve Ursula'ya devredeceksin."

Boris: "Efendim, buna gerek yok, lütfen."

B: "Sen de bana saygısızlık etmeye mi karar verdin Boris?"

​Boris diz çöktü, Lola, Mariska, Ursula ayağa kalktı. Aleko ağlıyordu.

Boris: "Özür dilerim efendim, saygısızlık etmek istemedim. Buna ihtiyacım olmadığı için öyle söyledim. Size minnettarım, bizi buna layık gördüğünüz için lütfen merhamet edin bizlere."

B: "Yerinize oturun."

Bir sigara yaktım.

​B: "Neden geldin buraya köpek?"

Aleko: "Mariska efendim. Beni aradı, sizin onlarla görüşmek istediğinizi söyledi. Ne hakkında olduğunu sordum, iş için olduğunu söyledi. Bilgilerinizi verdi, araştırdım. Bu kadar genç yaşta böyle bir güce sahip olmanıza şaşırdım, sizin bir dolandırıcı olduğunuzu düşündüm."

​Ayağa kalktım, önünde diz çöktüm. Yanağına bir iki sert olmayan şaplak attım.

B: "O kadar kibirlisin ki burnunun ucunu bile göremeyecek kadar kibirden kör olmuşsun. Ratkov kim?"

Aleko: "Genelkurmay başkanı."

B: "Gerizekâlı, dolandırıcı, yalancı olsam Ratkov neden burada, neden onun malikânesinde bulunuyorum beyinsiz ahmak?"

​Aleko: "Özür dilerim efendim, haklısınız. Sağlıklı düşünemedim, lütfen affedin beni, hemen kaybolurum buradan. Bir daha asla görmezsiniz bizi, malımı mülkümü her şeyimi yeğenlerime devredeceğim, lütfen affedin beni."

Yerime geçtim, bir sigara yaktım. Aleko'nun zihnine girdim.

​Aleko: "Umarım asıl nedenin Enişte olduğunu anlamayacak kadar tecrübeli değildir yoksa beni kesinlikle öldürür burada. Off, Enişte, beni nasıl bir canavarın önüne attın? Buradan canlı çıkarsam hesabını vereceksin bunun."

Zihninden çıktım.

B: "Ratkov, Enişte'yi ara, 15 dakikası var burada olmazsa onu Beşar gibi yaparım."

Ratkov hemen Enişte'yi aradı.

​B: "Hem kibirli hem de karşısındaki adamı tanımadan küçümseyecek kadar ahmaksın Aleko. Ama seni öldürmeyeceğim. Benim sana ihtiyacım yok ama Boris senin gibi bir köpeğe ihtiyaç duyacak."

Aleko: "Teşekkür ederim efendim, teşekkür ederim."

İvan'ı işaret ettim ve İvan kenara çekildi, kapının yanında beklemeye başladı.

B: "Şimdi sizi neden buraya çağırdığımı merak ediyorsunuz diye düşünüyorum."

​Mariska: "Efendim, bizi neden buraya çağırdığınızı bilmiyoruz, aslında merak dahi etmiyoruz, buradan gitmek istiyoruz. Sizinle tanışmamış olmayı diliyoruz."

Ursula: "Anne, kes sesini! Bu kadar aptal mısın? Efendinin kudretini göremeyecek kadar kör müsün?"

​Lola: "Efendim, ben Lola, Aleko'nun eşiyim. Burada davetsiz bulunduğumuz için özür dilerim. Lütfen bizi affedin. Mariska korkusundan bu şekilde konuşuyor, hatalı olan bizleriz ve size karşı mahcubuz."

B: "İşte aklı başında biri ya da sen de korkudan mı bu şekilde davranıyorsun Lola? Beni manipüle edeceğini umarak zekâmı hafife mi alıyorsun?"

​Lola hemen kalktı ve Aleko'nun yanına geçerek diz çöktü.

Lola: "Asla efendim, sizin gücünüzün farkına varamayacak kadar aptaldık. Kudretinizin farkına vardık, sizi hafife almak gibi bir durum söz konusu değil, lütfen inanın bana."

Lola'nın zihnine girdim.

​Lola: "Nasıl bir işe bulaştık? Bu adam çok akıllı, anında taktiğimi anladı ve bana geri çevirdi. Bu işten kurtuluşumuz olmayacak, Aleko ahmak, sana gelmememiz gerektiğini söylemiştim beyinsiz herif. Mariska aptalı bu şekilde konuşmaya devam ederse burada öldürecekler bizi. Aslında Boris ve Ursula'ya çok kibar davrandı, onları araç olarak kullanabilirim."

Zihninden çıktım.

​Lola: "Efendim, biz buraya Boris ve Ursula için geldik. Amacımız onlarla iş yaparsanız masadan kazançla kalkmalarını istediğimiz için buradayız."

B: "Demek hâlâ akıllanmadın Lola, sana bir fırsat sundum zekâmı hafife almaman için fakat sen hedef saptırmaya çalışıyorsun. Ben Boris, Ursula ve Mariska ile tanışmak, onları aileme dâhil olmaları için davet ettim. İş konusuna gelince, benim bu dünyada hiç kimseye ihtiyacım yok, insanlar benimle çalışmak için can atarlar. Aleko, Sergei'yi ara, beni ona sor."

Aleko hemen Sergei'yi aradı. Gerekli cevapları aldı. Mariska, Lola, Aleko kıpkırmızı olmuştu.

Aleko telefonu kapattı.

​B: "Şimdi anladınız mı?"

A/L: "Evet efendim, özür diliyoruz sizden."

B: "Sizce bir özre ihtiyacım var mı benim?"

A/L: "Hayır efendim."

B: "O zaman kesin sesinizi."

B: "Boris, Cihangir sana gerekli bilgileri verdi mi?"

Boris: "Evet lordum, verdi. Sizin için çalışmak ben, Ursula ve annem için büyük bir şeref olacak."

​B: "Annenin bu şekilde düşündüğünü sanmıyorum Boris."

Mariska: "Evet, haklısınız, bu şekilde düşünmüyorum. Bu tiyatroya daha fazla katlanmak istemiyorum."

Ayağa kalktım, yanına yaklaştım. Kulağına eğildim, fısıldamaya başladım.

​B: "Bana bak orospu, sana 2 defa söz hakkı verdim, 2 kez saygısızlık yaptın. Kocanın yakın zamanda geberip gittiğini biliyorum. Şimdi bu kadar insanın gözü önünde seni tüm adamlarıma siktirmemi istemiyorsan kes sesini, otur yerine. Tek hatanda öldürürüm seni, kibirli orospu."

​Ben bunları söylerken Mariska titreyerek ağlamaya başladı. Boris ve Ursula gözlerimin içine korkuyla bakıyordu.

B: "Korkmayın, bu odada kimse ölmeyecek, kimsenin canına zarar gelmeyecek. Boris, sen ve ailen güvendesiniz, buna emin olabilirsin. Affetmeyeceğim tek şey saygısızlık."

Boris: "Teşekkür ederim efendim, minnettarım."

​Koltuğuma oturup bir sigara yaktım, saatime baktım, tam 14 dakika olmuştu. Kapı çaldı. İvan bana baktı, işaret verdim, kapıyı açtı. Enişte, Poly ve Dragan içeri girdi ve ip gibi dizildiler karşıma, başları önde.

Enişte: "Efendim, bizi görmek istemişsiniz."

B: "Hâlâ kendince diplomatik üstünlük kurma çabası içinde misin Enişte? Görmek istemedim, emrettim, diz çök."

​Enişte hemen diz çöktü. Odadakiler şaşkındı.

B: "Neden burada olduğunu biliyor musun?"

Enişte: "Evet efendim. Biliyorum, özür dilerim."

B: "Her geçen dakika gözümde daha da küçülüyorsun. Kendince arkamdan iş çeviriyorsun, bana ve aklıma hakaret ediyorsun."

Enişte: "Affedin efendim, sizin hakkınızda daha çok bilgi almak istedim."

​B: "Aptal mısın Enişte, hâlâ gücümün farkında değil misin? Ratkov, Vlad, Dimitri, Sergei, İvanov, İmamov, bunların hepsi benim adamım ve daha niceleri. Sen o koltukta sadece izin verdiğim için oturuyorsun, hâlâ bunu idrak etmekte zorlanıyor musun?"

Enişte: "Lordum, özür dilerim, ahmakça yapılmış basit bir girişim ve biz bunu elimize yüzümüze bulaştırdık, lütfen affedin. Aleko'nun bir suçu yok, onu bu işe ben zorladım."

​B: "Bunu bilmediğimi mi düşünüyorsun? Aleko'nun senin güvenilir bir danışmanın olduğunu, devleti yönetirken danıştıkların arasında olduğunu bilmediğimi mi düşünüyorsun? Sen bu akılla nasıl bir devlet yönetiyorsun Enişte?"

Enişte: "Özür dilerim efendim, affedin, haklısınız."

​B: "Aptallığı bırak, kendine gel, beni kendine düşman edinme, ayağını denk al."

Enişte: "Emredersiniz efendim."

B: "Herkes otursun ve beni dinlesin."

Herkes koltuklara oturdu. Lola ve Aleko'ya işaret verdim, onlar da yerlerine oturdu.

B: "Ben yeni bir devlet kuracağım. Kurtlar meclisinin seçtiği son hakan benim. Boris, sen ve ailen hukuki anlamda Cihangir'e bağlı bir şekilde çalışacaksınız."

​"Bağlantılarınızı bu kuracağım devletin resmî olarak tanınması ve meşruiyeti için kullanacaksınız. Bunu kendim de başarabilirim. Fakat size bir şans vermek istedim, umarım bu konuda hata yapmamışımdır."

Hepsi beni dinlerken gözleri faltaşı gibi açıldı.

Ursula: "Meclis ve hakan derken efendim, anlamadım tam olarak."

​B: "Orospu, annen sana özel olarak anlatacaktır tatlım, mutlaka bu terimleri temsil ettiği güçleri biliyordur, eğer bilmiyorsa da bu onun aptallığı."

Mariska hemen kalktı oturduğu yerden, karşıma gelip dizlerinin üzerine çöktü.

Mariska: "Sultan hazretleri, affınıza ve merhametinize sığınıyorum, lütfen saygısızlığımı bağışlayın, beni kulluğunuza kabul edin, yalvarırım."

​B: "Kulum olabilmen için çok uzun bir yol alman gerekiyor. Şu an için sadece siktiğim bir fahişe olabilirsin, o da sikim seni severse orospu."

Mariska: "Sultanım, minnettarım. Orospunuz olmak benim için şeref."

Lola: "Ne diyorsun Mariska, aptal mısın?"

Aleko: "Kes sesini, doğru olan bu, hemen git sen de bağlılığını bildir sultan hazretlerine."

Aleko Lola'nın kolundan tutup bana doğru itti.

​B: "Gerek yok, bağlılığına ihtiyacım yok. Lola orospum olmaya layık değil, belki komutanlarım ve dostlarım beğenirlerse onlara hediye ederim."

Lola: "Sen neden bahsediyorsun, sen kim oluyorsun benimle bu şekilde konuşuyorsun?"

Anya ayağa kalktı, Lola'nın gırtlağına sarıldı ve sertçe sıkmaya başladı. Aleko dâhil kimse hiçbir şey yapmıyordu.

​Anya: "Lordumla bu şekilde konuşan biri nefes almayı hak etmiyor demektir."

B: "Anya, bırak."

Anya anında bıraktı ve yanıma gelip kucağıma oturdu.

Anya: "Herkes haddini bilecek. Lordum, izniniz olursa bu orospuya ders vermek istiyorum."

B: "Elbette tatlım, Lola senindir. Evet, dediğim gibi, bağlantılarınızı yeni kuracağım devlet için kullanacaksınız."

Hepsi: "Emredersiniz lordum."

​B: "Poly'nin emeklilik işlemleri bitti mi Dragan?"

Dragan: "Evet efendim. General Poly artık emekli bir asker."

B: "İyi, artık benimle gezmeye başlayabilirsin Poly."

Poly: "Emredersiniz efendim, ben ve yardımcılarım emirlerinizi bekliyoruz."

B: "Bu akşam uçuşumuz var, hazırlanın. Sen çıkabilirsin."

Poly: "Emredersiniz efendim."

Poly çıktı.

​B: "Evet, sorusu olan var mı?"

Boris: "Efendim, kuracağınız devletin konumu tam olarak nerede? Kim kendi arazisini size verecek?"

B: "Bu gece her şey netleşecek. Şu an bir B planım var zaten, en son çare bu devlet Sahalin'de kurulacak."

Ursula: "Sahalin adası bu devletin mülkü efendim, bu söylediğiniz nasıl olacak?"

​Enişte: "Sahalin adasının mülkiyeti bizzat efendimize ait, devir işlemleri gerçekleşti."

Aleko: "Sahalin adasını nasıl verirsiniz Enişte?"

Enişte: "Efendimize suikast düzenlendi, ülkemizde canına kastedildi, 1 saat içinde 250 çete üyesi infaz edildi, özür amacıyla ada kendisine verildi. Sen neden bahsediyorsun Aleko? Devletimizin çıkarları mı daha önemli yoksa Sahalin adası mı?"

​Aleko: "Elbette devlet önemli."

Enişte: "Karşılığında efendimiz bize bir uçak dolusu altın ve dolar bağışladı. Üstelik şirketleri de satın aldı. El koyma imkânı olmasına rağmen bunu yapmadı, bunun için kendisine minnettarız."

B: "Boris, Ursula, Tanya, Mariska ve Cihangir dışında herkes çıkabilir. Bundan sonra hepiniz Ratkov'a bağlısınız. Sen de Enişte, Ratkov'un bilgisi olmadan nefes bile alamayacaksın. Ratkov, herkese yapması gerekenleri anlat."

​Enişte: "Emredersiniz efendim, tekrar özür diliyorum sizden."

Ratkov: "Emredersiniz lordum."

B: "Çıkabilirsiniz."

Hepsi çıktı.

B: "Şimdi kaldık baş başa. Cihangir benim en güçlü komutanım. Ratkov sol kolum, Cihangir ise sağ kolum. Kendisi bir avukat, siz ona bağlı olarak çalışacaksınız."

​Ursula: "Efendim, saygısızlık etmek istemiyorum ama ben hâlâ anlamıyorum burada neler oluyor? Siz kimsiniz? Biz ne yapıyoruz burada? Bizim kendi şirketimiz var ve işlerimiz çok iyi durumda. Boris kendi adına bir karar vermiş olabilir fakat ben hâlâ durumun tam olarak ne olduğunu anlamış değilim."

​B: "Peki Cihangir sana bizzat durumun ne olduğunu, benim kim olduğumu en başından her şeyi anlatsın, sen de ona göre bir karar ver, olur mu? Ben bana bir yanlış yapılmadığı sürece kimseye zorla bir şey yaptıracak bir adam değilim. Cihangir, çıkabilirsiniz, gereken bilgileri ver Ursula'ya."

Cihangir: "Emredersiniz hakanım."

Bir sigara yaktım.

​B: "Asıl burada olma sebebinize gelince. Tanya orospusuna bir söz verdim."

Boris: "Efendim, lütfen eşim hakkında bu şekilde konuşmayın."

Ayağa kalktım, Tanya'nın saçlarından kavradım ve dizlerinin üzerine bıraktım. Boris ve Mariska şaşkın bir şekilde olanlara bakıyordu.

​B: "Şimdi görevini yap orospu."

Tanya kemerimi çözdü, pantolonumun düğmesini açtı, ceketimi ve gömleğimi çıkardım, sadece boxer'ım kaldı.

B: "Senin yapamadığın erkeklik görevini ben yapıyorum Boris. Orospu karına gereken eğitimi verememişsin, sen onu köpek yapmak yerine o seni köpeği yapmış, ibne olmuşsun. Şimdi bir orospuya nasıl davranılması gerektiğini karın ve annen üzerinde uygulamalı olarak öğreteceğim sana."

​Boris'in siki kalkmış çadır kurmuştu. Mariska dudaklarını yalıyordu. Tanya ise boxer üzerinde sikimi ve taşaklarımı kokluyordu.

B: "Davetiye mi bekliyorsun yaşlı orospu, soyun."

Mariska hemen soyunmaya başladı, gömleğini ve eteğini bir çırpıda çıkardı, jartiyer ve tangası kalmıştı altında.

B: "Vay vay vay orospuya bak sen, jartiyer giyinmiş. İbne kocan yeni öldü ama sen jartiyer giyiyorsun, kendini kime pazarlayacaksın pis fahişe?"

​Hiç cevap vermeden dizlerinin üzerine çöktü, Tanya'nın yanında yerini aldı. Tanya boxer'imi çıkardı, hem Mariska hem de Boris'in gözleri yuvalarından çıkacaktı resmen.

B: "Tanya, bak canavar evcilleşti, ne dersin?"

Tanya: "Evet lordum, sikinizi görünce ibne kocasını ve ibne oğlunu unuttu. Yarrağınızdan ayıramıyor gözlerini yaşlı fahişe."

B: "Bu yarrağı önce senin gibi hak etmeli."

Tanya: "Elbette lordum."

​Tanya aç kurt gibi sikimi şehvetle yalamaya başladı. Birkaç yalamadan sonra sikim sırılsıklam olmuştu. Saçlarından kavradım, ayağa kaldırıp Boris'in kucağına domalttım, eteğini belinde topladım, iç çamaşırı giymemişti orospu, amı zevkten parlıyordu.

​B: "Orospu karının gözlerinin içine bak ibne, bir erkek bir kadına nasıl sahip olur iyi izle."

Sikimi bir anda Tanya'nın amına sapladım. Boris'in suratına haykırdı ve zevk sularını her yere fışkırttı. Titreyerek dinlenmesine fırsat vermeden amına saplamaya devam ettim.

B: "Görüyor musun, orospu karın nasıl da zevk alıyor ibne?"

​Boris: "Evet lordum, onu hiç bu şekilde görmemiştim."

B: "Tabii ki görmezsin, istediği şeyi hiçbir zaman ona veremedin, onu tatmin edemedin, yatakta tam bir ezik oldun. Bak benim gibi bir erkek olsaydın orospu karın hep bu şekilde uysal bir köpek olurdu ama sen bunu hiçbir zaman beceremedin. Tıpkı babanın beceremediği gibi, değil mi yaşlı orospu, kocan seni hiç adam gibi sikemedi, bu nedenle hırçın bir fahişesin."

​Mariska: "Evet lordum, maalesef öyle, kocam da tıpkı ibne oğlum gibiydi. Biri beni sikse asla sesini çıkaramayacak kadar ezikti."

B: "Bak Boris, annen de benimle aynı fikirde. Erkek dediğin adam sadece işinde değil, evde, sokakta, yatakta, savaşta, kavgada her zaman erkek olmalı. Karının arzusu buydu, senin önünde kendisini sikip gerçek bir erkeğin neler yapacağını sana göstermemdi. Bunu kabul ettim ama sen asla gerçek bir erkek olamayacak kadar basiretsizsin."

​Boris: "Evet lordum, sizin yanınızda ben bir hiçim."

Tanya: "Evet, sen bir hiçsin ibne, offf, gerçek erkek şu an senin karını sikiyor, ohhh, birazdan orospu anneni de sikecek, sen sadece izleyerek kendini avutacaksın, ohhh lordum çok güzel sikiyorsunuz beni, fahişe gibi kullanıyorsunuz, sayenizde gerçek bir kadın gibi hissediyorum, ohhh."

B: "Birazdan annen ve karının amını dölleyeceğim, sen de onları yalayacaksın, gerçek bir erkeğin döllerinin tadına bakacaksın ibne."

​Boris: "Emredersiniz lordum."

B: "Yaşlı orospu, kocanı aldattın mı hiç?"

Mariska: "Evet lordum, defalarca aldattım."

B: "Bunu biliyor muydu?"

Mariska: "Hayır lordum, o benimle değil işi ile evliydi, beni sadece bir kaç defa sikti."

B: "O zaman kocan Boris ve Ursula'nın babaları olmayabilir."

​Mariska: "Boris'in babası kesin o ama Ursula hakkında yorum yapamayacağım, hiç düşünmedim babasının kim olduğunu."

B: "Hahahah, bak Boris, sadece ibne değil aynı zamanda bir orospunun çocuğuymuşsun. Ama merak etme, bundan sonra kardeşlerinin kimden olduğunu düşünmene gerek yok. Orospu annen sadece benim çocuklarımı doğuracak."

​Mariska: "Memnuniyetle lordum. Sizden hamile kalmak benim için onur olacak."

B: "Tanya, bu orospu sana kötülük yaptı mı?"

Tanya: "Ohh lordum, kendince denedi ama ben izin vermedim buna. Imm, efendim mükemmel sikiyorsunuz, dölleyin beni."

B: "İyi o zaman, bundan sonra senin köpeğin olsun, ne dersin?"

Tanya: "Memnun olurum efendim. Bu rezil ailede bir tek Ursula iyi bir insan, gerisi tamamen çöp lordum."

​Biraz daha gidip geldim. Bu sırada Mariska tangasını çıkarmış, oturduğu yerde amını parmaklıyordu. Yaşlı orospunun dolgun vücudu hâlâ çok sağlamdı, teni süt beyazı, memeleri dik birer kavun, bacakları kalın, götü büyük ama selülitten uzaktı. Siyah jartiyer ve topuklu ayakkabıları ile tam bir afetti orospu. Tanya'nın içinden çıktım.

B: "Yaşlı orospu, sıra sende, domal bakalım ibne oğlunun kucağına."

​Mariska hemen domaldı Boris'e doğru, sikimi bir iki defa amına sürttüm ve anında haykırarak orgazm oldu. Orospu alev alev yanıyordu. Sikimi sapladım amının derinliklerine, o kadar yarrak yemesine rağmen hâlâ daracıktı. Tekrar orgazm olup fışkırttı.

B: "En son ne zaman sikildin orospu? Siken iyi sikmeyi becerememiş."

​Ikınarak cevap verdi:

Mariska: "Bu sabah lordum."

Boris şaşkınca suratına baktı.

Boris: "Bu sabah hep birlikte evdeydik, yabancı hiç kimse yoktu, hayır hayır şaka yapıyorsun, bunu yapmış olamazsın değil mi?"

Boris bir tokat attı Mariska'ya. Ben de şaşırdım, suratına tükürdü.

​B: "Dur tahmin edeyim, sikiştiği kişinin Ursula ile alakası var."

Boris: "Evet lordum, Ursula'nın orospu çocuğu nişanlısı Yeltsin."

Sikimi amından çıkardım, götüne hizaladım.

Mariska: "Hayır hayır, oradan ol..."

Lafını bitirmesine fırsat vermeden yarrağımı köküne kadar sokup göt deliğini parçalayıp yırttım.

​Boris: "Bunu hak ettin orospu, bu zamana kadar her şeye göz yumdum ama Ursula'ya bunu yapmayacaktın."

Mariska gözyaşları içinde acıdan yırtınıyordu ve kendinden geçti, Boris'in kucağına düştü. Ben ise durmadan pompalamaya devam ettim.

B: "Sakin ol ibne, onun cezasını ben veririm. Sen keyif almana bak."

​Boris: "Lordum, affedin beni, özür dilerim, bu fahişeye katlanamıyorum artık."

B: "Bu fahişeyi düşünme, o artık benim döl kovam, bundan sonra kimseye hiçbir şey yapamaz. Dilersen Yeltsin için bir şeyler yapabilirim. Her ne kadar ibne bir orospu çocuğu olsan da artık benim köpeğimsin ki Tanya'nın kontenjanından faydalanıyorsun. Ama önce bu fahişeyi döllemem gerekiyor."

​Mariska'nın götünden kanlı sikimi çıkarıp amına sapladım, haykırarak kendine geldi. Sonra amından çıkıp tekrar kanlı götüne sapladım, biraz daha gidip geldim götünde. Kanaması durmuyordu, her yer zevk suyu ve kan olmuştu.

B: "Tanya, seni bu şekilde sikemem, borcum olsun sana."

Tanya: "Ne demek lordum, ben halimden çok memnunum, bu fahişeyi parçaladınız benim için yeter."

​Tekrar amına sapladım ve birkaç kere gidip geldikten sonra içinin derinliklerine boşalttım döllerimi. Zevkten bayıldı orospu. Koltuğa geçip bir sigara yaktım.

B: "Tanya, bana ıslak mendil ver."

Tanya hemen ıslak mendil getirdi, önüme diz çöktü ve kanlı sikimi güzelce temizledi. Kanlı mendilleri Mariska orospusunun kanayan götüne sokup tampon yaptı. Boris kahkaha attı.

​Boris: "İyi fikir."

Tanya geldi ve kucağıma oturdu.

Tanya: "Bana bu zevki yaşattığınız için minnettarım ama sizden bir şey rica edebilir miyim lordum?"

B: "Söyle bakalım orospu."

Tanya: "Ursula narin bir çiçek lordum, bu ailedeki en temiz kişi. Sadece ona kefil olabilirim, o bizler gibi değil, o çok masum efendim."

​B: "Yani ne istiyorsun orospu, açık konuş."

Tanya: "Onu sahiplenmenizi istiyorum lordum, bir köpek gibi değil. Anya, Ayfer, Esma, Cansu ve Çisem'e nasıl değer veriyorsanız öyle lordum."

​B: "Eğer arzu ederse neden olmasın Tanya. Bu onun kendi fikri olacak. Benim gözdem olmaya layıksa eğer o zaman olur."

Boris: "Lordum, minnettarım, lütfen kardeşime iyi bakın, bu hayatta kendimden daha çok değer verdiğim tek kişi o, bu hayattaki en saf kadın o."

​B: "Tamam, yeter bu kadar drama. Yeltsin için ne düşünüyorsunuz, ne yapayım ona?"

Tanya: "Efendim, Ratkov köpek sürüsünden bahsetti, aynı şeyi yapın lütfen."

B: "Bunu Ursula da isterse yaparım, tamam mı?"

Tanya: "Nasıl arzu ederseniz lordum."

​B: "Hadi toparlayın ortalığı, şu orospuyu da kaldırın yerden, gerekirse hastaneye götürün Vlad'la görüş Tanya. Birkaç saate yola çıkacağız, ben dinlenmeye geçiyorum."

Tanya: "Emredersiniz lordum."

B: "Kendine iyi bak ibne."

Boris:"Emredersiniz lordum ölene kadar hizmetinizdeyim"

​Odadan ayrıldım ve dinlenmek için Ayfer ve Melek'in odasına geçtim...

Posted Apr 24, 2026, 8:31 PM UTC

201
Loading comments…