Ebeynden 'tekrarlanan' sözler süreklilik aldığında? {SÜREÇ}

Şöyle bir derine inmeden -narsist/travmalı ebeveyn - genel başlıklar altında analiz yaptığınız da hayatınızın bu tablosunda neler var ??

Hangi düşünceler beliriyor.

Zihnimizde ki her bir düşünce de 'çarpılarak' büyüdüğüne göre bize ait olmayanları da bölerek atabilir miyiz? Bazı düşüncelerin çarpılınca duygulara dönüştüğü de muhtemel.Kim kimi çarptı (!)

👇🏻(6-9 yaş) 🧱🧱🧱🧱

"Kimseye güvenme sakın"

"Başına bir şey gelebilir."

"Evlerine gitme sakın"

"Yalan söylemeyin,her zaman dürüst olun."

–ÇOCUK: Dünya güvenli bir yer değil, tehditler var ama ne olduğunu da bilmiyorum yine de tetikte olmam isteniyor. Belli ki sınırlar dışına çıktığımda bu tehlikeli olacak.

Yalan kötü bir şey.Yalan söyleyenleri sevmezler.

"Niye öyle dedin?"

"O denir mi, neden anlattın?"

"Sorarsa öyle dersin.Bunu anlatma sakın"

–ÇOCUK: Sözlerimi doğru seçemiyorum. her defasında yargılanıyorum.Üstelik anlattığım şeyler tehlikeli olabilir. Evimde olan şeyleri dışarı yansıtmak suç. Kimseye anlatmamam bekleniyor. -Zamanla- bunu anlatırsam ailem ne der... (Çocuk bağ kurmak ister bir yandan içinde ki otokontrolcü ses onu ikilemde bırakır.)

👇🏻(10-13yaş)

düşünce hatırlanmıyor...

(Bir sayı sıfır ile çarpılınca sıfır olur yok olmaz.)

👇🏻(13-18yaş)🧱🧱🧱🧱🧱🧱

" Kendini koruyamayacak düzeyde bir akla sahipsin." "Başına bir şey gelir."Beklemezdik senden"(Aklı baz alan hakaretler.......)

ÇOCUK: (kendi aklından şüphe etmesine sebebiyet verecek boyuta çıkar ve çocuk düşüncelerini ailesine tamamen kapar, yargı eleştiri ve aşağılanma dışında bir şey yoktur. Yetersizlikte eklenir.Aileyi kesin şekilde güvensiz alan ilan eder.)

"Hayal aleminde o. Gene hayal kuruyordur?" Depresyonda, ağla ağla,vb.....

ÇOCUK: Düşüncelerini dile getirmediği halde, kendi halindeki beden dilinden dahi bir yargıya varıldığına varır, konuşmamanın tek başına etkili olmadığını beden dilini de susturması gerektiği inancını geliştirir. Çocukta zamanla kendi beden dili uzerinde muazzam bir otokontrol gelişir.Duygularını sadece yansıtmak istediği zaman gösterir. Hayal kurmayı kendine yasaklar.Hayalet ruhlu bir duvara dönüşür. Kimsenin ulaşamadığı tek güvenli alan,içinde ki kendisidir.

"Cinsiyetini baz alan aşağılayıcı sözler, dolaylamalar"

ÇOCUK: ( sosyal geri çekilme, bedenine mesafeli durma, saklanma ihtiyacı,)

(18-24yaş)👇🏻🧱🧱🕳️💀💬🧱🧱

(isteği dışında izole bir yaşam sürdürülür, tetikte yaşamaya devam eder. Ağır Depresyon.

ÇOCUK: " Çevresinde ki kişi yokluğu neticesinde aşırı bir sorgulama içindedir,olması gereken nedir,ne kadarı benim ne kadarı onların, doğru mu yapıyorum."

(22 yaş)👇🏻🧱🧱🧱🤕🧱🧱

İlk kırılma, sınırlı da olsa yakın çevrede gözlemlediği bir kişi neticesinde herkesin ona saldırmak için elinde bir sopayla beklemediğini gözlemler. (Sağlıklı bir bağ deneyimi)

(...-24yas)👇🏻🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱

Bu şekilde sorgulamalar, farkındalıklar devam ederken iç duvara eklenen tuğlalarda gittikçe artmaya devam eder.Ciddi manada toplumla ilk temas gerçekleşir.uyumlu, neşeli ve özgüvenli bir profil çizer (maske)

25yaş👇🏻🧱🧱🕳️😱🕳️🧱🧱

İkinci kırılma ,gerçekten bağ kurulabileceği ihtimali doğuran bir kişi.(içine dönme)

Yaşanılan farkıdalık" Bu duvarlar

bağ kurmamı engelliyor, aynı zamanda o kişilere de mesafeli veya soğuk bir duruş hissettiriyor. Ve aslında o bağı istiyorum itirafı. Adım atacak kişi benim başkası değil."

🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱🧱

Bu farkındalık göründüğü an bunu yok saymamak gerektiğine inanıyorum çünkü o an kendi potansiyelimin orda beklediği gerçeğini gördüm , bu his duvarların içinden geçebiliyor, ne yaparsam yapayım. Görmezden gelirsem hayat ilerde bana tekrar kendi potansiyelimi hatırlatacak bir jest çıkarabilir. "Farkındalığını zamanın da görmezden gelmenin farkına varmaksa pişmanlık yaratabilir." Bu düşünce beni harekete daha çabuk geçirdi.

Burda temel noktalardan biri temeline baz aldığım değerlerin ne olduğu yada ne olacağı diye düşündüm .Doğru temeller üzerine kurulmayan bir şeyin uzun süreli huzur getirmeyeceğine vardım . Peki bu durumda doğru nedir kime neye göre? Bu konuda vardığım sonuç yalnızlığımda maneviyata yönelmiş bir yanımın da olması doğrultusunda şu oldu:

İnsanoğlu nefs sahibi, fırtatı kusurlu ve kendi kırık aynasında kusursuz bir doğru görmek istiyebiliyor, bilinirlik istiyor,bilinir olan sanki güvenirilimiş gibi geliyor.

Oysa ânı yaşayabilmek için süreci kabul etmek gerekiyor ve bunlar çelişen şeyler bizden istenense teslim olabilmek. Kusurlarımıza bakma cesaretini gösterebilmek,kabullenerek taşıyabilenlerin marifetli olduğunu düşünüyorum. İstemesekte taşıyoruz çünkü. En temele koyduğum değerse dürüstlük çünkü kendime daha en başında dürüst olamazsam ben kendimi bulma yoluna giremem. Ki burda neyi görüyoruz çocukluğum da iyi olanı da almışım.💡(6-9 yaş) [ Kendime dürüst müyüm sorusuna ilk ergenlikte cevap vermeye başladım, evet bu kararı verdim bunu hissettim bunun arkasindayim öyle yada böyle. Bana kattiklarida oldu , onun bunun yüzünden değil] kendi sorumluluğumu almaya götürdü. Ve diğer değerler.

Bunun üzerine ikinci bir temelde elbet gerekli kişiliğimde ki potansiyelim ne? ana temele evrensel değerleri koydum, ikincisi beni ben yapan temel ,bireyim ve benden başka yok,Allah'ın her kulunun kişisel bir yaradılışı var çünkü benim ki ne , kimim ben,ne kadar kendimim, kendimi tanıyor musun? Onlar tanımıyor da ben ne kadar tanıyorum.

Bunu da hallettiysen ki bu birden halledilmez eğer kendin olmana izin verilmeden büyümüşsen hele ki.Kendi üzerine düşünülerek,en çok da deneyimlerek varma süreci kısaltılabilir. Böyle bir imkanınız varsa bilin ki şanslısınız.Çocuklugumdan beri sürekli düşünüp analiz ederek ,vardığım sonuçların yerlerini değiştirerek,ufak deneyimler, yoğun gözlem ve düşünce okuma sonucu şuan o yolun anca başındayım çünkü duvar ördüğüm için o yolu kapamışım.Ben mi istedim evet,sebep olanlar çevresel ama duvarı örüp burda güvendeyim diyen kim, ben.O zamanlar gerekli görmüşüm ama temelleri doğru değildi ve miadını doldurmuştu şimdi daha sağlam temeller üzerine kurabilirim , o da miadını doldurursa onu da o zaman düşünürüm. Sadece bu harekete geçme durumu bilincinin bana gelmesi bile önüme ferahlık katıyor. Ben o duvarları yıkıp yeniden inşa etmiş biri olarak konuşmuyorum. Sadece farkindaligimi hareketle birleştirmek isteyen biri olarak ses veriyorum. Çünkü hep bu da ne ki deyip sustum. Eskiden iki üç cümle yazamayacak kadar kendimi bastırmış biriydim.Sonra kendimi ifade etmeye başladım ufak yazılarla resim çizmekle ama kimseyle paylaşmıyordum,oysa bağ kurmak için paylaşmam gerekiyordu.

Bunun sonucunda kendi öz ruhumla buluşacağımın ışığını gördüğüm için bu yola girme cesareti buldum. İçimde kalarak anlamlandirarak,maneviyatla. Bu yol nereye varır bilmem ama bir şeyler katacağı kesin, sonucunda kendim olmaktan korkmadan bağ kurabilirsem ne mutlu bana. (Deneyimledigim psikayatri deneyimim oldu mu? Derseniz bir kez. Ailem ergenken kolumdan tutup götürmüştü kendi eserleriyle yuzlesemediklerinden nerde hata yaptık maabında, ilaç yazmıştı ne olduğunu da anlamadım,)Akışta kalıp gözlemliyorum anlamlandırıyorum ufak olsa da adımlar atıyorum,korkularımı yenmem aylarımı alıyor yüzleşmek değil korktuğum,

bu zaten yaptığım bir şey oldum olası.Harekete geçmek korkutucu.

Hangi tuğlayı neden koyduysam zamanın da sökerken de neden söktüğümün bilincinde olarak sökmem gerekir. Aksi taktirde söktüğüm tuğlayı başka bir yere ekleme ihtimalim çok yüksek. Elbette bu süreç zamana yayılacak,herkesin sindirme süresi farklı.O sancı aslında gedik açılan duvardaki tuğlanın yerinin nefes alması gibi bir şey. Önce o boşluğun sancısına alışacaksın ve sonra o boşluk sana rüzgarı hissettirecek ve ben bu ağırlığı neden taşımışım deyip hafifleyeceksin ,başka tuğla var mı onu da atayım diyeceksin. (Zamanın da yaptığım amelelik öfke de hissettiriyor bazen)

savunmasız kalmayı gözümde korktuğum kadar büyütülecek bir şey olmadığını görmeye başladım.İç dünyanda ki ardiyeyi temizlemek gibi.Bağ kurabilmek bence güzel bir şey.Bunun zamanı da var elbet.Her şey vaktine esir.Sen yola çık yeter ki yol sana görünürmüş.Varmak için uğraşmıyorum yolun tadını çıkarıyorum.Belki yolum başka yollarla birleşir.

Uyanıkken astral seyahat yapmak bu mu bir şeylerin farkındasın ama bir şeyler zamana asılı

Posted Jul 25, 2026, 11:34 PM UTC

10
Loading comments…