Arz-Talep 1

NSFWBDSM - FETİŞ

Bana göre bu hayatta bir arkadaş grubunun parçası olmaktan
ve sırtınızı yaslayabileceginiz dostlara sahip olmaktan daha güzel bir şey yok. Gerçekten birileri tarafından önemsendiginizi hissetmek, saygı görmek ve onlarla konuşurken her bir dediğinizin ciddiye alındığını görmek benim için gerçek anlamda benzersiz hisler. Evet, herkesin birbirinin her şeyinden haberdar olduğu ve herkesin gruba ayrı bir değer kattığı o arkadaş gruplarından bahsediyorum. Düştüğünüz zaman kalkmanıza yardımcı olan veya aglamak istediginiz zaman omzunu size siper eden türden hem de. Size asla ihanet etmeyecegini bildiginiz ve her ne olursa olsun arkanızda olacağını düşündükleriniz...

Son on yılım tam da böyle bir grupla beraber geçti. Bu on yılın tamamını aynı arkadaş grubu olarak beraber geçirmiş ve hayatın karşımıza çıkardığı engelleri beraber aşmıştık. Egitim, kariyer ve aşk meşk işleri derken her bir virajda beraber ağladık ve beraber güldük. Rüya, kendimi bildim bileli benim en yakın arkadaşımdı. O kadar yakındık ki çalıştığı otelde bana bir iş bile ayarlamıştı. Esin ve onun sevgilisi Tolga ile de hep Rüya sayesinde tanıştım. Dördümüz öyle bir bağ kurmuştuk ki kısa süre içerisinde yedigimiz içtiğimiz ayrı gitmemeye başlamıştı.

Gerçi Rüya genelde gruba yeni erkek arkadaşlarını da dahil
etmeye çalışırdı ama ilişkileri hep kısa süreli ve inişli çıkışlı olduğu için bu çocuklar aramızda pek kalıcı olmazdı. Kariyerine o kadar odaklanmıştı ki gözü bazen kariyerinden başka hiçbir şeyi görmüyordu. Oteldeki işimi bile o terfi ettiği için alabilmiştim. Bundan şikayetçi degilim tabii ki.
Bütün bunlar olurken ben ise hep tek başımaydım. Rüya ne zaman yeni bir erkekle beraber yanıma gelse onların yanında sap gibi takılırdım. Bazen onun aksine bir ilişki yapmadığım için kendimi gergin hissediyordum ama bir şekilde gönlümü almayı ve beni muhabbetin içerisinde tutmayı başarıyordu. Zaten ben
de bu durumu o kadar sorun etmiyordum. Yanlarında üçüncü teker, hatta beşinci teker olmayı kabullenmiştim. Halimden memnundum. Hatta yanımda kimse olmamasına ragmen Esin ve Tolga ile defalarca beraber akşam yemeğine bile çıkmıştık.
Bunu hiçbir zaman sorun etmemişlerdi. Hatta bir keresinde onlar ulu orta yiyişirken ben şakasına elimi ağzıma götürüp öğürme şakası yapmıştım ve hepimiz buna gülmüştük. Bu yolda yalnız bir yolcuydum ve kaderimi kabullenmiştim.
Beş yıl öncesine kadar durum hemen hemen böyleydi.
Sonrasında Berk ile tanıştım. Bir anda grubun içindeki o yalnız kız olmaktan kurtulmuştum. Birkaç haftalık flört aşamasından sonra sonunda Berk'i bizimkilerle tanıştırdım. Benim gibi sessiz, sakin, kendi halindeki bir kızın Berk gibi biriyle sevgili olabilmesine çok şaşırmışlardı. Berk ve Tolga kısa sürede kanka oldular. Kızlar da Berk'e kolayca ısındı. Bunda Berk'in tam anlamıyla evlenilecek bir adam olmasının payı büyüktü. Uzun boylu, yakışıklı ve işinde gücünde biriydi. Bazen benimle sevgili olduğuna ben bile şaşırıyordum.
Ben kısa boylu ve mahallenizin sevimli kızı denebilecek türden
biriydim. Hatta kıvırcık saçlarım ve gözlüklerimden ötürü dışarıdan çok inekmiş gibi durduğumu da söyleyebilirsiniz. Ama Berk bunları hiç dert etmedi. ilk günden beri hep onu cezbeden şeyin benim hayat dolu kişiliğim ve iyi niyetim olduğunu söyleyip durdu. Dediğine göre hayatına yeterince ortamcı kız girip çıkmıştı ve artık durulup gerçek bir ilişki yaşamak istiyordu. Bu bir iltifat mıydı yoksa hakaret miydi emin değilim ama sonunda gerçekten arzulandığımı ve bir şeyleri başardığım hissediyordum. Her geçen gün adeta çiçek açıyor ve güzelleşiyordum. Yine de aklımın bir ucunda hep o korku var‹ Ya onun için yeterince iyi değilsem?
Belki de ilişkimiz bu yüzden bitti. Evet, her güzel şeyin bir sonu vardır derler ya. Doğruymuş. Hayatımın en güzel günleri, hiç beklemediğim bir anda, sanki son sürat giderken duvara toslayıp paramparça oldu. Ayrılığımız o kadar ani yaşanmıştı ki eşyalarını toplayıp evden giderken bile hala kendime gelememiştim. Kabul ediyorum her çift gibi bizim de sorunlarımız vardı. Arada irili ufaklı kavgalar ederdik ve iletişim sorunları yaşardık. Ama ne zaman kendi içimde yaşadığım huzursuzluklardan veya ona yetemedigimle ilgili endişelerimden bahsetsem her zaman içimi ısıtır ve yanımda olduğunu hissettirirdi. Yine de son dönemimizde bu sıcaklığını kaybettiğini söyleyebilirim. Aynı şey yatak odamızdaki sıcaklık için de geçerliydi. Ama ben bunu da anlayışla karşılamıştım.
Sonuçta ergen degildik ve işleri yüzünden çok yoğundu. El ele verip bu durumu aşarız diye düşünmüştüm ama yanılmıştım.
Görünen o ki Berk'in buna dair hiçbir hevesi yoktu. O, sorunlarımızı aşmaya çalışmak yerine sorunu yaratan kişiyi bir çırpıda hayatından çıkarmayı seçmişti.
Haliyle dünyam başıma yıkıldı. Son birkaç haftayı sadece ağlayıp pijamalarım içinde yatağımda oturup dondurma yiyerek ve dizi izleyerek geçirdim. Giderkenki ruhsuz tavırları ilişkimiz boyunca sahip olduğum bütün endişelerimi doğrular nitelikteydi. Ben onu hiçbir zaman hak etmemiştim. Onun seviyesinde değildim. Aksini ne kadar iddia etmiş olsa da bir noktada o da bu gerçeği kabullenmek zorunda kalmıştı.
Can sıkıntımı geçirmek için ne zaman sosyal medyada dolaşsam
yine aklım Berk'e kayıyor ve kendimi Berk'in Insta profilinde gezinirken buluyordum. En azından arkadaşlarım yanımdaydı.
Özellikle de biricik dostum Rüya. Modumu yükseltmek için birkaç günde bir elinde bir şişe şarapla geliyor ve beraber şişenin dibini görürken film izliyorduk. Konu Berk'e geldiginde ise onun ne kadar şerefsiz ve karaktersiz biri
olduğunu söylüyordu. Rüya sayesinde yavaş yavaş yeniden o ayakları üzerinde duran, güçlü kadın imajıma bürünmüştüm. En azından dışarıya kendimi böyle göstermek istiyordum.
Malum içimdeki acım hiç azalmamıştı. Rüya ve Esin, esas karşı tarafa bir boy büyük gelenin ben olduğum konusunda ısrarcı olsalar bile bunun dogru olmadığını bilmek hala canımı yakıyordu.
Ekibimizle ilgili tek pürüz Tolga'ydı. Ne zaman ekipçe toplansak Tolga asla bizimle buluşmuyordu. Sonrasında öğrendim ki beyefendi çoğu zaman vaktini Berk ile beraber geçiriyormuş.
Rüya ve Esin bu duruma çok uyuz oluyordu ama ben pek oralı
değildim. En azından kendime böyle söylüyordum.
Kabul, Tolga'nın resmen Berk'in tarafını tutuyor olması biraz koyuyordu. Ne de olsa o ikisini tanıştıran bendim. Ama erkekler böyleydi işte. Suçlu kim olursa olsun her zaman agalarının tarafını tutuyorlardı. Sonuç olarak ilişkim bitti diye Tolga'ya gidip Berk'le bir daha görüşmemesini de söyleyemezdim.
Ayrılığın ardından bir gün otelde çalışırken aniden arkamda
Rüya beliriverdi.
"Hafta sonu Esin'lere geliyor musun? Birkaç kişi toplanıp partileyeceğiz. Bütün ekip orada olacak."
Gözlüğümü şöyle bir düzeltip resepsiyonda bulunan bilgisayar
ekranından başımı kaldırdım.

"Hayırdır hangi dağda kurt öldü?"

Berk beni kapının önüne koyduğundan beri yapacağımız ilk
buluşma olacaktı bu. Genelde hep kız kıza buluşmuştuk ve onların da çoğunu yüzümü asarak geçirmiştim. Eskisi kadar şen şakrak takılamıyorduk. Tolga sürekli Berk'le bir yerlere kaçtığından ötürü eskisi gibi dördümüzün beraber takılma ihtimali beni heyecalandırmıştı ve bu ihtimali kaçırmak istemiyordum.
"İçesimiz geldi kanka ya paofkaefokpaefae" diye araya girdi
Rüya.
"Sonuçta ne zaman içmek için bahaneye ihtiyaç duyduk ki?"
Karşılık olarak ona gülümsedim ve sonrasında Rüya eğilip
omzumu sıktı.
"Yalnız şöyle bir durum var. Tolga, Berk'i de çağırmış."
Tepkimi ölçmek için yüzüme baktı.
"Esin bunu yapmamasını söylemesine rağmen Tolga ille de o da
gelsin diye tutturmuș."
Çenemi kaşıdım.
"Biraz tuhaf değil mi?"
Demek bizim ekip artık Berk'i de kapsıyordu. Kendi düşen Demek bizim ekip artık Berk'i de kapsıyordu. Kendi düşen ağlamaz herhalde. Sonuçta onu gruba ben soktum.
"Bence de aşırı tuhaf. Tolga'ya sorduğumda üstünden bir ay geçti, bir zahmet artık oturup aralarındaki meseleyi çözsünler dedi."
"Haklı aslında..."
"Ayrıldığınızdan beri hiç konuştunuz mu?"
"Tek kelime etmedik."
Rüya bir an bakışlarını kaçırdı.
"Eğer gelmek istemezsen seni anlarım. Kendi rahat hissetmemen çok normal. Ben de gelmesini istemezdim ama orası Esin'in evi oldugu kadar Tolga'nın da evi maalesef."
Elimi boş ver anlamında salladım.
"Sıkıntı yok. Valla bak geçti artık o triplerim. Dert etmiyorum yani."
Tabii ki yalan söylüyordum. Ayrılığımız hiç de öyle sorunsuz yaşanmamıştı. Koskoca beş yılı beraber geçirmiştik ve evlilik hayalleri kuruyorduk. Son bir yıldaysa Berk'in ilgi alakası azalmış, geçtigimiz aylarda ise iyice sinir bozucu ve asabi birine dönüşmüştü. Geçtiğimiz ayda da artık benden hoşlanmadığını söyleyip ayrılmıştı. Doğru dürüst bir açıklama bile yapmadan
bütün eşyalarını toplayıp öylece çekip gitti. Ne zaman ona ulaşmaya çalışsam ise her seferinde beni itinayla ghost'ladı.
Yaşadığımız her şeyi nasıl böyle bir anda çöpe atabilmişti? İnsan birine karşı olan hislerini nasıl bir anda kaybedebilirdi?
Belki de bu parti artık bazı cevapları almam için tek fırsatımdı.
Aramalarıma ve mesajlarıma dönmese de onu orada köşeye
sıkıştırabilirdim. Hatta belki birkaç kadehin yardımıyla aramızdaki ateşin yeniden harlamasını bile saglayabilirdim.
Belki de en büyük problemim özgüvensiz oluşumdu. Eğer yeterince özgüvenli ve güçlü olursam her zaman hayalini kurduğum gibi ona layık bir partner olabilirdim. Hele bir de şöyle seksi giyinip biraz dişiliğimi kullanırsam Berk de onun için yaratılmış en ideal partnerin ben olduğumu anlardı. Dişiliğimi kullanmaktan hiçbir zaman hoşlanmamıştım. Bana hep basit kadınların yaptığı bir iş gibi gelirdi ama günün sonunda eğer Berk'i geri kazanacaksam her şeyi yapmaya hazırdım. Dış görünüş olarak bir manken değildim belki ama elim yüzüm düzgündü. Biraz düzgün giyinirsem gayet fıstık gibi olabiliyordum.
Rüya'nın dudakları sanki bir şey söyleyecekmiş gibi kıpırdandı
ama sonrasında söylemekten vazgeçti.
"'Ne var? Ne oldu?"
"Şey..."

"Hadi ya çıkar ağzındaki baklayı."
Eliyle sanki gelecek olan darbeye beni hazırlamak ister gibi
tekrardan omzumu sıktı.
"Galiba Berk yanında yeni sevgilisiyle beraber gelecek...
Beynimden vurulmuşa döndüm. Berk'in sevgilisi mi vardı? Bu nasıl mümkün olabilirdi? Hangi ara yapmıştı ki? Daha biz ayrılalı sadece bir ay olmuştu. Beş yıllık ilişkisini bitirdikten bir ay sonra gidip yeni bir ilişkiye mi girmişti? Yoksa bütün bu süreç boyunca benim yerimi dolduracak birini cebinde mi bekletiyordu?
İlişkimizi bitiren oydu sonuçta. Kenara itilmemin sebebi cebindeki bu yeni kız olabilir miydi?
"Nasıl ya? Hangi ara yaptı bu sevgiliyi?"
"Aşkım öyle düşünmesek mi acaba?"
Rüya gözlerini benden kaçırdı.
"Belki de sadece takılmalık bir kızdır."
Çok fark etti! Çok fark etti cidden! Nasıl yerime birini bu kadar kolay koyabilmişti. Ikimiz de daha çok gençtik ve bu ilişki yaşamımızın büyük bir bölümünü kaplamıştı. Kalbimdeki sızı bitmemişken beyefendi gidip yeni kızlarla mı takılmıştı yani?
Ben, onu geri kazanmak için planlar kurarken bir de yanında başka bir kızla gelecekti yani öyle mi?
Peki bu yeni kız kimdi? Benden daha mı güzeldi? Daha mı seksiydi? Bu yüzden mi benden ayrılmıştı yani? Belki de artık bana yükselmiyordu. Endişelerimde başından beri haklı olduğumun bir diğer kanıtı da buydu işte. Ona yetemediğimi söyledigimde bana her zaman çok güzel olduğumu söylese de onun seviyesinde değildim iște. Gün gibi ortadaydı bu durum.
"Nasıl biri peki? Benden daha mı güzel?"
"Ne?"
Rüya'nın kaşları çatıldı.
"Saçmalama, daha kızı görmedim bile."
Benim de kaşlarım çatıldı. Cidden niye bunu sesli olarak sormuştum ki? Sanki benden güzel olup olmamasının bir önemi varmış gibi!
'Pardon ya kusura bakma."
Berk'in yeni sevgilisini aklımdan çıkaramıyordum. Sarışın mıydı? Esmer miydi? Göğüsleri benimkilerden büyük müydü?
Kalçaları daha mıiriydi? Berk her zaman kalçalarıma bayıldığını söylemişti. Hatta balık etli olmama çok yükseldiğini her zaman söylerdi. Bu kız benden daha mı balık etliydi? Belki de cildi benimkinden daha iyiydi. Ya da benim taktığım gözlüklerin aksine onda benimkinden daha keskin bakışlar vardı.
Kendime olan güvenimi tamamen kaybetmiştim. Benim yerime direkt birini koyabildiğine göre bu kız gerçekten bir Yunan tanrıçası olmalıydı. Salak, aptal katam! Nasıl da kanmıştım ama Berk'in o evlenecegiz yalanlarına? Sonsuza kadar beraber olacağımızı sanıyordum. O hayvan ise daha güzelini bulur bulmaz beni terk etmişti. Kusursuz bir çift olduğumuzu her zaman söyleyen de oydu oysa! Hatta boş yere kuruntu yaptığım için benimle alay bile ederdi.
"İstiyorsan gitmeyelim. Baş başa takılırız. Senin yerinde olsam ben de kendimi rahatsız hissederdim aşkım."
Rüya şefkatle başını salladı.
"Derin, bak kimseye hiçbir şey kanıtlamak zorunda değilsin."
Gözümün ucundan süzülmeye başlayan yaşı çaktırmadan
kolumla sildim. Ardından burnumu çektim.
"Sorun yok. Çocuk değiliz sonuçta dimi?"
Kendi ruh sağlığım için oraya gitmemem gerektiğini biliyordum
ama o kızı görmem gerekiyordu. Belki de hiç de gözümde büyüttüğüm gibi biri değildi. Tüm kozlarımı oynayıp Berk'e ne kaybettiğini gösterebilirdim. Aradığı her şeyin hali hazırda bende olduğunu kanıtlayabilirdim. Bu yeni kız sadece aramıza giren bir kara kediden ibaretti. Tek yapmam gereken şey, Berk'e aramızdaki çekimi ve hatıralarımızı hatırlatmaktı. Sonuçta
ortamlardan uzaklaşıp ciddi bir ilişki isteyen kendisiydi. Ona sıcak bir yuva sunan ve çocuklarını büyütmek isteyen beş yıllık sevgilisi varken seks dışı hiçbir şey sunamayacak bir kızla neden takılıp bütün geleceğini riske atsın ki sonuçta dimi?
"Emin misin bak?'
'Evet. Dediğim gibi çocuk değiliz artık. Hepimizin önümüze bakması gerekiyor."
Tabii ki önüme bakmak gibi bir planım yoktu ama Berk'i geri
kazanmaya çalışacağımı söylesem Rüya kesinlikle buna karşı çıkar ve partiyi iptal etmek için elinden geleni yapardı. O parti gerçekleşecekti ve gecenin sonunda Berk'in koynuna girecektim.
"İyi, öyle olsun bakalım."
"Partide görüşürüz kanka!"
Rüya yanımdan ayrılır ayrılmaz hemen Insta'ya girdim ve
araştırmaya başladım. Terk edildikten sonraki birkaç günümü tamamen Berk'in Insta'sında geçirmiş olsam da uzun süredir hesabına bakmamıştım. Bakıp bakmama konusunda hala tereddütteydim. Sonuçta eskiye dair bir şeyler görmek son bir aydaki toparlanma sürecimin içine edebilir ve beni tekrardan o ağlak, ezik kıza dönüştürebilirdi.
Buna rağmen bunu yapmak zorundaydım. Aynı partiye gitmek zorunda oldugum gibi. O kızıne amaçla kullandığını ögrenmek zorundaydım. Belki de gerçekten benden ayrıldıktan sonra boşta kalmamak ve kafa dağıtmak için o kızla takılıyordu.
Sadece bir ayda her şeyi atlatmış olamazdı. Ve hayır, son ihtimali düşünmek bile istemiyorum. Umarım bu kız endişelerimin aksine Berk'in hayatına ben varken girmemişir.
Hesabını incelerken sinirlenmeye başladım. Ayrıldığımızdan beri hiçbir paylaşım yapmamıştı. Son paylaştığı gönderi ayrılmamızdan birkaç gün önce sporda çekildiği bir fotodan ibaretti. Dar tişörtünün içinde geniş omuzları ve pazıları kabak gibi meydandaydı. Ekrana bakıp onu resmen gözlerimle yerken geçtiğimiz beş yıl boyunca ne kadar şanslı olduğumu tekrar anladım. Belki de bütün bunları bir kenara birakmalı ve Berk'le geçirdigim beş yıldan ötürü ona minnettar olup yoluma bakmalıydım.
Profilinde doğal olarak eski günlerimizden hiçbir şey
kalmamıştı. Beş yıllık ilişkimiz boyunca birbirimize sarıldığımız ve öpüştüğümüz tüm o paylaşımları kaldırmıştı. Beş yıllık ilişkimizi profilinden silmesi eminim beş dakika bile sürmemişti..

Posted Aug 13, 2026, 4:45 PM UTC

123
Loading comments…