O bana aşık, ben başkasına, başkası başkasına.

amk böyle işin :apk:

Sevgili dostlar çok zor bir aşk üçgeninin içinde kaldım, gelin yardımcı olun bana. Size hikayemden kısaca bahsedeyim.
Ben anadolunun ücra köşelerinden birinde mühendislik bitirmiş ve sonrasında inşaat sektöründe çalışmaya başlamış bir mühendisim. Nereden baksanız 10 yıllık tecrübem var. Hayatımın üçte biri şantiyelerde geçti diyebilirim. Ego savaşları, akıtılan paralar, dökülen betonlar, çelik, alüminyum, bakır ve galvanize sac. Hepsini gördüm, içlerinde bulundum savaştım, bu yaşıma kadar geldim. Paranın varlığının başarı ile doğru orantılı olarak var olmaya devam edeceği mottosunu hayatıma entegre etmiş, kendimi işine vermiş ve işimde başarılı yüzlerce kişilik şantiyeleri yönetme kapasitesine ulaşmış bir mühendisim. Bazen ben bile şaşırıyorum kendime, sahaya adımımı attığımda benden icazet almayı bekleyerek bana dönen yüzler ve kolay gelsin dememe müteakip devam eden işçiler. Yere sert batan şantiye botları, şantiye yeleği, toz kir plastik içinde yaşlanmış bir laptop. Son yıllarda yaşadığım rutin, az çok bunlardan ibaret. Sabah 7de şantiyede ol, türk kahvesi ve sigara iç. Görevleri belirle, imalatları kontrol et. Proje yöneticileri ile toplantı yap, sahada uygulat. Her gün bir önceki günü izlemeye devam ediyordu, ta ki o güne kadar.
Stajer bir grup son sınıf öğrencisi şantiyede çalışmak için benim ofisime gönderildi. 3 kız 1 erkek. Buse, Elina, Bahar ve Faruk. Buse, Elina ve Faruk aynı yaşlarda olmalarına rağmen Bahar'ın ikinci üniversitesi olması sebebiyle yaşı diğerlerinden çok daha büyüktü.
Görür görmez ilgimi çekmişti Bahar. Diğerlerinden farklıydı, ilk dakikadan ele vermişti kendisini. Olgun duruşu, manalı bakışları, estetik ve kemikli parmakları. İlk birkaç düğmesi üstten açık, hafifçe dekoltesini gösteren beyaz gömleği de onu hem profesyonel hem de inanılmaz çekici gösteriyordu. Yıllarca yüzlerce insanı yönetmiş, milyonlarca dolarlık projelerin başına oturmuş, kriz anlarında bütün sakinliğini korumuş olan ben Bahar'a baktıkça heyecanlanıyordum. Masanın diğer tarafında oturan bu ince belli, dolgun kalçalı kız gözlerimi her ona çevirdiğimde tüm ayarlarımı bozuyordu. Allahtan diğer stajerlerin hiçbiri beni yakından tanımıyordu ve yaptığım veya yapacağım saçma jest ve mimikleri anlamıyorlardı.
Bir problem vardı ki, Bahar bana hiç yüz vermiyordu. Sadece iş ile ilgileniyor, iş dışındaki hiçbir konuyla muhattap bile olmuyordu. Aradan geçen birkaç haftanın ardından Bahar'ın dikkatini çekebilmek için alçakça bir plan yaptım. Elina'ya yakınlaşmaya başladım. Elina, İstanbul Kumkapı'da büyümüş, eski rum ailelerden birinin varisiydi. Ailesi varlıklıydı, kendisi de bir o kadar mütevazi. Zenginliği verdiği rahatlatıcı mütevazilik kızın üstüne tam ölçülerde dikilmiş saten bir elbise gibi çok şık bir şekilde oturuyordu. Herkesin olduğu ortamda Elina'ya fiziksel temaslarda bulunuyor, elimi omzuna koyuyor, onun söyledikleriyle daha çok ilgileniyor ve en ufak esprisinde gülüyordum. Biraz fazla ilgilenmiş olmalydım ki, ben Bahar'ın ilgisini çekmek için yaparken bunları Elina geceleri sabaha kadar bana mesajlar atmaya başlamıştı.

Sonra ne mi oldu. Elina ile bir gün şirketin leventteki ofisinde yalnız kaldık ve Elina'yı siktim. Dimdik memeleri, harika kokan saçları ve pürüssüz bir teni vardı. Bana onu sikerken koltukaltını yalatmıştı, böyle bir fantezisi varmış, bu olmadan boşalamıyormuş. İlginç bir deneyimdi. Maalesef ve maalesef ki sikerken de Bahar bizi bastı. Bahar ile ilgili tüm planlarım mahvolmuştu ama sonradak öğrendim ki Bahar'ı da bizim patron sikiyormuş. Yapacak bir şey yok. Biraz laf söz oldu, hakkımızda konuşuldu. Elina ile tüm yaz boyunca sikiştik. İlginç fantezileri olan bir kızdı. Mezun olunca da Kıbrıs'a taşındı. Orada ailesinin arsalarına inşaat yapacakmış. Bir daha aramadı beni. Acaba ne yapıyordur.

Posted Aug 14, 2026, 10:12 PM UTC

00
Loading comments…