Gerçekleşen Rüya 9

NSFWEnsest/Üvey (Aile, akraba)

​

Öncelikle beklettiğim için kusura bakmayın bazı işlerimin yoğunluğundan ancak atabilme fırsatı buldum Umarım bölümü beğenirsiniz

Keyifle 31 le kalın

Yaşadığım şoku henüz atlatamıştım karşımda duran kişi Dicle den başkası değildi burada ne işi vardı Ezgi'nin sürpriz dediği şeyin Dicle ile bağlantısı ne olabilirdi.Dicle odada sadece oturuyor birşey söylemiyordu kafası önde bekliyordu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken Ezgi'nin nerde olduğunu soracağım esnada bir araba sesi duyuldu koşar adımlarla dışarıya çıktım ama kimse yoktu bizim araba olduğu yerde duruyor ben ise telefonla Ezgi yi arıyordum 5 dakika önce beni arayan telefon şimdi kapalıydı. Kafayı yememek elde değildi bu eve neden geldik Ezgi nerde sesi gelen araba kimin bunların cevaplarını almak için koşarak eve çıktım.

Dicle odanın gölü tam karşıdan gören balkonunda ayakta bekliyordu. Öfke içinde boğazını sıkarak ne olduğunu soruyordum göz bebekleri büyüyüp kıpkırmızı olunca bıraktım.Onu öldürmeye ramak kalmıştı ama ona bişey olsa Ezgi ye ne olduğunu öğrenemeyecektim.

Kendine geldi bı bardak su alıp oturmamı olan biteni anlatacağını söyledi bir bardak suyu içmesi bana bir yıl gibi geldi.

Kaan: Yeter bırak su içmeyi burda neler döndüğünü Ezgi'nin nerde olduğunu anlat çabuk ne yaptın

Dicle: Bi dur Ezgi ye birşey olmadı hem ona ben ne yapabilirim ki biraz nefes alayım anlatacağım hepsini otur şöyle sende

Kaan: Oturacak zaman yok anlat Ezgi nerde

Dicle: Ezgi eve döndü

Kaan: Nasıl eve döndü adam akıllı anlat şunu yoksa seni burda boğar göle atarım kimselerde seni bulamaz çabuk ol.

Tekrardan Ezgi yi aramak için niyetlendim ama telefonum ortalarda yoktu Dicle'nin elinde telefonunu alıp Ezgi yi aradım ama hala telefonu kapalıydı.Kendi telefonumu aradım çalıyordu ama evin içinde sesi gelmiyordu dışarıya çıkıp aramaya devam ettim arabanın gerisinde çalıyordu. Sinirle yere fırlattığım aklımdan çıkmıştı.

Kendi telefonumu alıp bu sefer Sude yi aradım neticede herşeyi anlatıyorlardı birbirlerine Ezgi arabada öyle söylemişti. İlk aradığımda uzun uzun çaldı ama cevap vermedi aramaya devam ettim bu sefer meşgule atti ben aradikça o meşgule atıyordu bı süre sonra komple telefonu kapandı. Ortada çok büyük bir oyun döndüğü kesindi ama bunu neden yapmışlardı.

Eve çıkıp Dicle ye artık hesap sorma vakti gelmişti, odaya çıktığımda titreyerek çaresizce öyle ve duruyordu

Dicle: Şimdi otur herseyi anlatacağım

Kaan : Çabukkkk (bağırarak)

Dicle : Ben sizin sahile gittiğiniz gün çarşıda enişten ile karşılaştım bana beni görmediğini Ezgi'nin onu balığa gittiğini bı kaç günlüğüne kafa dinlemeye ihtiyacı olduğu için böyle bir yalan uydurduğunu söyledi.

Kaan: Ben onun kafasını kesip dinlendireceğim sen susma anlat

Dicle: İşte o yüzden sabah erkenden gelip bunu Ezgi ye anlatmak istedim hatta o gece de sahile indim ama sizi bulamadım sen sabah yanımızda iken de bunu Ezgi ye anlatmam mümkün değildi sen fevri bir şey yaparsın diye senin çıkmanı bekledim sen odaya gidince bunları Ezgi ye yanında 17 18 yaşlarında bi kızla uygunsuz bir şekilde gördüğümü anlattım.

Ezgi bu durumu çok sakin karşıladı şaşırmıştım

Kaan: Anlattıklarınla burda olmamızın bağlantısı ne

Dicle : Senin evde olmadığın akşam Ezgi ve arkadası Sude bana geldiler Şuan bulunduğumuz evin hala benim olup olmadığını öğrendikten sonra akıllarında bir plan olduğunu benim de onlara yardımcı olmamı istediler

Kaan : Neymiş bu plan

Dicle : Biz Sude ile sizden önce buraya gelecek Sude arabasıyla evin arkasında Ezgi yi bekleyecektik ve onu buradan eve geri götürecektik

Kaan: Madem eve geri gidecekti beni neden buraya getirdi

Dicle: Çünkü sen burda olmasan bütün planlar bozulacaktı Ezgi enişteni arayıp yola erken çıkacağını söyleyip enişteni eve erken çekecekti ve Sude ile eniştene tuzak kurup basacaklardı

Kaan: Nerden biliyorlar eve geleceğini taksit taksit anlatma sende

Dicle : Benim sayemde tabi Ezgi'nin evde olmadığı bir gün enişteni o kızla eve girerken gördüğümü anlatmıştım.

Dicle'nin anlattıkları nedeniyle beynim sulanmıştı

Kaan: Şimdi sakin sakin anlatıyorsun

Dicle: Sude sizden çıktıktan bana geldi. Ezgi'den bize mesaj gelince evden çıktık yolda

Ezgi' ye seni oyalaması biraz daha geç gelmenizi sağlıyorduk amacımız sizden önce buraya gelmekti nitekim sizden önce onunla buraya geldik.Arabayı senin göremeyeceğin bir yere bıraktık ve beklemeye başladık. Ezgi'nin beni seni telefonundan aramasıyla Sude diğer kapıdan arabaya gitti. Ezgi seni dışarıda bırakıp içeriye girecekti içeriye girdikten sonra seni arayacaktı amacımız seni eve çağırmaktı ama sen geldiğinde zaten Ezgi evden çıkmış olacaktı.Ve dediğimiz gibi oldu hersey planlandığı şekilde devam etti eğer arabanın sesini duymasaydın şuan hala Ezgi yi bu evde arayacaktın.

Koşar adımlarla dışarıya koştum Ezgi'nin peşine eve gitmem lazımdı.Bunlarin hesabını sormam gerekiyordu sırf enişte olacak adamı yakalamak için bu kadar plan yapmaları zoruma gitmişti ya orda başına birşey gelseydi arabanın kapıları kilitli açılmıyordu anahtarı koyduğum yeri bulamıyordum zaten böyle bir anda bu aksilik yaşanmasa olmazdı düşürdüğüm kesindi telefonun feneriyle yerlere bakıyor deli dana gibi anahtar arıyordum ama karanlıkta fener bile kendini aydinlatmıyordu.

Dicle peşimden dışarıya gelmiş araba yaslı bir şekilde beni izliyordu. Yardım etmesini söylesem de bu karanlıkta zor bulacağımızı söylüyor ve sakin kalmamı söylüyordu.

Sinirden arabayı yumrukluyor kendimi parçalıyordum resmen tekrardan aramaya devam ettim Ne Ezgi ye ne de Sude ye ulaşılamıyordu.

Dicle yaklaşıp sakin ol birazdan gelirler merak etme o kadar işleri uzun sürmez diyerek beni eve sokmaya çalışıyordu.Ben devamlı arıyor ama bir türlü ulaşamıyordum buraya geleli 2 saat olmuştu benim içimde fırtınalar koparken

Dicle: Merak etme birazdan burda olurlar

Kaan: Nasıl olacak o iş buraya gelmesi nerdeyse 1 saat

# Sinsi bir gülüşle

Dicle: Sana bir saat o yol aslında burası oturduğumuz muhite 15 dakika biz seni biraz dolandırdığımız için sana öyle geldi

Resmen bermuda şeytan üçgeninin arasında kalmıştım bu nasıl bir plandı böyle ve sonucu ne olacaktı.

Kafamı ellerimin arasına alıp kara kara düşünüyordum acaba ne olup bitiyordu o esnada telefonuma mesaj geldi numara kayıtlı degildi.

Mesaj: Böyle olacağı belliydi her şey bir gün bitecekti bunu sende biliyordun tıpkı bir insan ömrü gibi olması gereken oldu

Neden böyle bir mesaj gelmişti numarayı aradım telefon kapalıydı kesin şerefsiz Ezgi'ye birşey yapmıştı bu mesajı ondan başkası atamazdı 2 telefon kullandığı belliydi Ezgi'ye attığı konum farklı bir yerde gösterirken o kızlarla başka bi yerde gözüküyordu ilk gittiği günden sonra bizi hiç konuma bakmamıştık belki de. Çaresizlikten ne yapacağımı bilemiyordum sandalyeye çöktüm kaldım.

Düşündükçe belki de Dicle'nin anlattığı hiç birşey doğru değildi ya o enişte denen serefsizle birlikte plan yapıp Ezgi ve beni tuzağa çektiyse, zaten Ezgi'nin söylediğine göre bu kadının bana bakışı farklıymıştı beynimde değişik sesler yankılanıyor bu sesleri bir türlü susturamıyordum. Dicle ye zaten bir türlü kanım kaynamamıştı , herşey beklenirdi bunlardan gelen mesaj gerçekten o şerefsizten miydi Ezgi ye zarar vermişlerdi.Buna artık emin olmaya başladım.

Yerimden fırlayarak Dicle'nin boğazına yapıştım serefsizle bir olup Ezgi ye bişey yapmışlardı. Tüm gücümü kullanıyor o boğazından ellerimi çekmem için gözleriyle yalvarıyordu onu burada öldürecek sonra bir yolunu bulup buradan gidip aynı şeyleri o serefsize de yapacaktım. Gözüm iyice dönmüştü sinirden dişlerimi sıkıyor artık ölmesini bekliyordum rengi kıp kırmızı olmuş gözleri kayıyordu artık sona gelmiştim. Ama o sırada ensemde bir ağırlık ve acı hissettim, gözlerim kararmıştı.Ne olduğunu anlamadan Dicle'nin üstüne yığılıp kaldım

Kendime yavaş yavaş gelmeye başlamıştım.Gözlerimi zar zor açmaya çalışıyordum.Başım çatlıyordu ağrıdan ensemde acı ve sıcaklık vardı. Gözlerimi açtığımda karşımda ki kişi hiç beklemediğim kişiydi. Hala ne olduğunu kavramaya çalışıyordum.

Ayakta duran kişi Ezgi'den başkası değildi hayal olmadığı kesindi

Ezgi: Sonunda uyandı nasıl vurdun öyle çocuğa elinin ayarı da yok senin

Sude : Vurmasam yazık kadını öldürecekti görmedin mi yaptıklarını

Yattığım yerden doğrulmaya çalışıyordum ama bir türlü kalkamıyordum Ezgi'nin yardımıyla oturur pozisyona geldim.

Dicle: Sizin yüzünüzden az daha ölüyordum ben burda manyak 2 kere öldürmeye Gelmeseydiniz benim burda ölümü bulacaktiniz

Biraz daha kendime geldikten sonra Dicle den defalarca özür dilemeye çalıştım kadın haklıydı onu öldürmeye calismistim konuşmakta zorluk çekiyordum gözüm dönmüştü çünkü bı anlık cinnet geçirmiştim ama kötü bir son yaşanmamıştı.

Sude ve Ezgi ye dönüp yaptıklarından dolayı bağırmaya başladım herşey ikinizin yüzünden saçma sapan planlar yapıyorsunuz sizin yüzünüzden kadını öldürecektim ikisi de sus pus bakınıyorlardı neden böyle bir plan yapip bana soylemediklerini o mesajın kimden geldiğini anlatmalarını bekledim.

Ezgi: Bunu sana ilk başta söylesem sen fevri davranip kabul etmezdin istediğimiz kanıtları yakalamak için mecbur bunu yapmak zorunda kaldım

Kaan: Ne kanıtı

Ezgi: Bazı şeyleri isptalamamız gerekiyordu ve bunu da yaptık herşeyi görüntüye aldık

Kaan: Neyin görüntüsü aldınız

Sude: Hemde ne görüntü almak bir bilsen

( gülerek)

Kaan: Herşey tamam da o mesaj neyin nesi

Ezgi: Onu sonra anlatırım

Sude cebinden çıkardığı telefondan bir video açtı hala ona sinirli olduğumu biliyordu.Elim ayağım hala sinirden titriyor telefonu zor tutuyordum.

Videoda Ezgi önde Sude arkada kamera açık bir şekilde eve giriyorlar odaya doğru ilerleyip kapıyı açtıklarında kahkaha sesleri duyulmaya başlıyor gerçekten komedi bir durumdu ama bende gülecek hâl yoktu Eniştenin eve getirdiği kız enişteye tasmayı takmış yatağın kenarına köpek gibi bağlamıştı.Belli ki enişteyi kendine köle etmiş kullanıyordu.

Videoyu izledikten sonra telefonu Sude ye uzattım Ezgi ye dönerek

Kaan : Hadi gidiyoruz

Dicle: Gecenin bu saatinde nereye sabah gidersiniz

Kaan :Daha fazla durmak istemiyorum bu evde

Birden ayaklaninca basım döndü sendeledim. Ezgi kolumdan tutup oturmamı istiyordu ama gitmekte niyetliydim ama anahtarın kaybolduğu aklıma geldi anahtarı aramaya gidelim diye söylendim ama dışarısı zifiri karanlıktı mecburen bu gece burda kalacaktık ve yarın sabah anahtarı arayıp bulacaktık. Dicle bize kalacağımız odaları gösterdi Ezgi ile aramızdaki durumu bilmediğinden Sude ile ikisini bir odaya yerleştirdi. Odaya geçip yaşananları düşünürken uyuyakalmisim bunun üstünden ne kadar geçti bilmiyorum.

Penisimdeki sıcaklıkla uyandım başımın ağrısından gözlerimi açamıyordum demek ki Ezgi herkes uyuduktan sonra odaya gelip penisimi yalıyordu ufak ufak öpücükler konduruyor sonra hızlı hızlı sakso çekmeye başlıyordu. O sakso çekerken dişleri değiyor benim de canım yanıyordu hiç hareket etmeden uyuyor gibi davranarak sakso çekmesine müsaade ettim.Biraz daha devam ettikten sonra üzerime çıkıp penisimin üzerine oturdu içine alması biraz zor oldu ilk başta girmeyen penisimi yavas hareketlerle tamamını icine alarak devam etti kendi kendime acaba götünden mi siktiriyor ki diye sorular soruyordum uyanık olduğumu belli etmemem lazımdı çünkü bu bize sıkıntı yaşatırdı daha önce sessiz bir işimiz hiç olmamıştı.İliskimizi Sude biliyordu ama Dicle'nin bizden haberi yoktu o şekilde yaklaşık 10 dakika boyunca zipladiktan sonra benim içine boşalmamla üzerimden indi. Dudağımdan öpüp odadan ayrıldı.

Bugün ki olaylardan sonra demek ki bu şekilde özür diliyordu. Uyumaya çalışsam da uyuyamıyordum artık yavaş yavaş gün ışımaya başlıyordu bir an evvel yola çıkmamız gerekiyordu bu yüzden anahtarı bulmam lazımdı. Telefonu saate bakmak için elime aldığımda saat 5 i 20 geçiyordu bir de mesaj vardı mesaj babamdan dı

Nerde olduğumuzu ne zaman geleceğimizi soruyordu mesajı açmadan okudum çünkü buna cevap veremezdim.

Odadan çıktığımda kızların hepsi balkonda kahve içiyorlardı bu saatte onlar da uyaniktı.

Kaan : Babam mesaj atmış nerdesiniz diye ne yazayım

Ezgi: Sanada günaydın insan bı günaydın der ben konuştum şimdi

Kaan: Hadi kalkın da anahtarı aramaya çıkalım

Dicle : Dışarıya çıkıp boşuna aramayalım anahtar burda

Diyerek bana uzattı dün akşam ben anahtarı arabanın kaputunun üstünde unutmuşum aramaya çalıştığım sıra Dicle görüp almış ve benden saklamış sabaha kadar bunu söylememiş.Belki de gece burda kalmamızı istemişti.Biraz daha burda durmaya niyetim yoktu artık. Çünkü herkes bir oyun peşindeydi.

Dicle'nin yüzünde sinsi bir gülüş vardı Sude ve Dicle ile vedalaştıktan sonra Ezgi ile evden ayrıldık.

O berbat yoldan bir an evvel ana yola çıkmak için resmen savaş veriyordum ses tonunu biraz yükselterek

Kaan: Bir daha böyle gizli saklı iş çevirmeye kalkarsan bozusuruz bu 2 oldu haberin olsun

Ezgi : Artık öyle birşey olmayacak emin olabilirsin

Kaan: Sen bilirsin 3 de olursa beni komple kaybedersin karar senin

Ezgi: Olmayacak bir daha tamam üstüme gelme

Kaan: Sen babama ne söyledin

Ezgi : Herşeyi anlattım o pisliği yaptıklarını o yüzden sabah geleceğiz dedim

Kaan: Ne tepki verdi

Ezgi : Sıkma canını gelince konuşuruz dedi sadece

Kaan : İyi bari bak bundan sonra benden hiç birsey saklamak yok en ufacık şeyde haberim olacak bu mesaj olayını anlat bakalım

Ezgi: Kullan at numarasıydi o sadece seni biraz korkutmak istedim o kadar

Kaan: İyi bok yedin senin yüzünden kadını öldürecektim az daha

Ezgi : Valla çok pişman oldum sonra çok özür dilerim

Kaan: Gece gelip özrünü diledin sen zaten affedildin

Ezgi : Ne gecesi ne özürü ne saçmalıyorsun sen ya biz zaten gece hiç uyumadık odadan bile çıkmadık Sude yle

Ani bir fren yapıp bir agacligın dibinde durdum

Ne oluyordu yine dünkü yine mi rüyaydı yoksa

Kaan: Sen değilsen kimdi o zaman

Ezgi : Nasıl yani sen kimi siktiğini bilmiyor musun

Kaan : Nerden bileceğim Uyuyordum ki hem zaten ağrıdan gözlerimi açamıyordum uyanınca da sen zannedip uyuyor numarası yaptım

Ezgi: Neden

Kaan:Sana kızgındım çünkü bilerek ses vermedim

Ezgi: Ben zannederek kimi siktin sen biliyor musun

Kaan: Kimi

Ezgi : Kim oldugu belli değil mi sence

Kaan: Yok artık o kadar olayın üzerine gelip bunu da yapmaz heralde

Ezgi: Niye yapmasın ki öyle bir evde 3 kadının içinde 1 erkek var o durumda ben olsam bende yaparım şahsen sabah zaten herkes mutlu gözüküyordu

Kaan: Olayı bi carptirma sende ya

Diyerek arabadan aşağı indim ağacın dibine çöküp kaldım Ezgi yanıma gelip

Ezgi: takma senin bı suçun yok o kendi istemiş kendi yapmış baksana halinden de gayet memnundu sen söyle bakalım zevk aldın mı

Kaan: Delirtme adamı ya konumuz bu mu zevk almak mı

Ezgi: Evet şuan bu soruma cevap ver

Kaan: Sen sandım diyorum zevk almaz olur muyum

Ezgi dudaklarını ısırarak çevreye bakıyor birşeyler arıyordu

Ezgi: O zaman zevkini asıl sahibinden alacaksın şimdi

Kaan: Nasıl yani

Ezgi : Konuşma gel peşimden

Diyerek bizi kimsenin göremeyeceği bı ağacın dibine getirdi

Ezgi'nin azgınlığı yine başlamıştı uzun bir süre yapamayacak olmamız da bunun en etkili sebebiydi

Sadece eşofmanlarımızı çıkardık kucağıma oturdu Ezgi ağacın gölgesinde kucağımda zevkle zıplıyordu bense batan dikenlerin hesabını yapıyordum gündüz gözü yol kenarında sikiyordum.Gören olsa otoyollarda duranlardan sanacaktı. İkimizde halimizden memnunduk her zipladikca göğüsleri sallaniyor daha hızlı sık diyerek kendinden geçiyordu onu buyuk bı zevkle iştahla istiyordum dün gece ki olanlar onu daha çok istememe sebepti kucağımdan kaldırıp dizlerinin ustune domaltıp sikmeye basladim kalcalarini tokatlıyordum etrafta kimse olmadığı için deliler gibi bağırıyor sik sik diye haykırıyordu her zaman ki gibi içine boşaldım ama bu bosalma diğerleri gibi değildi bitmek bilmiyordu bu süre o şekilde sikim içinde kaldı. Temizlenip ayağa kalktık toparlanarak arabaya geçtik bian önce eve gitmemiz gerekiyordu artık dünden beri bunu gerçekleştiremedik. Güneş gözüme vuruyor yol ızdırap olmaya başlıyordu. Nihayet memleket sınırlarına girmiştik Ezgi uyuyordu dün gece hiç uyumamıştı. Saat 1 e doğru evin önüne gelmiştik Ezgi yi uyandırdım

Ezgi : Ne oldu geldik mi

Kaan: Geldik kalk 6 saatlik yolun 5 saatini uyudun maşallah senden iyi yol arkadaşı olur

Ezgi: Bırak ya gece hiç uyumadık zaten.

Bavulları alıp eve çıktık Evdekiler Ezgi yi görünce beni unuttular resmen hiç ses etmedim çünkü Ezgi nin yaşadığı şeyler ortadaydı kahvaltı faslından sonra duşumu alıp odama uyumaya geçtim yol beni mahvetmişti.

Öğlen 5 gibi annem odaya gelip beni uyandırdı. Amcamlar gelmişti hem benim gidecek olmam hemde Ezgi nin durumdan haberleri olmuştu.

Babam olayları anlatmıştı. Amcam avukattı ve çevresi oldukça genisti Ezgi ve o serefsiz kocasının tayin işleri onun tanıdıkları vasıtasıyla çözülmüştü. Bı benim atanma olayına karışmıyordu zaten çevremdeki kimse benim için yaralı parmağa isemezdi ki

Amca: Sen merak etme kızım ben hafta başı davayı açarım ilk celsede seni o şerefsizten boşattırım, donuna kadar alayım da görsün pust oğlu pust benim güzel kızıma bunları yapmanın bedelini ödesin

Ezgi: Sen sadece davayı aç boşanayım şundan bana yeter amca

Amca: Hiç birşey istemiyor musun kızım sen

Ezgi: Alacağımı aldım ben amca birşeyi kalmadı elinde

Amca: Nasıl kızım söyle sen bakalım

Ezgi: Babasının buna aldığı evi arabayı ve bankadaki parasının hepsini , buraya gelecek benim üstüme yapacak

Amca: Niye böyle birşey yapıyor kızım mecbur değil ki

Ezgi: Çünkü elimde videosu var reşit olmayan bir kızla üstelik bu kız öğrencisi şimdi söyle amca ben bunu polise versem hem meslekten olacak hem cezaevine girecek öyle değil mi

Amca : Tabii ki

Ezgi : İşte bu yüzden istediğim her şeyi vermek zorunda

Amca : Beraber gidiyoruz o zaman

Baba: Sen değil ben gideceğim

Amca: Senin gitmen doğru olmaz şimdi orda bişey yapmaya çalışırsın haklı iken haksız duruma düşmeyelim ben hallederim

Uzun süren boşanma konuşmalarından sonra amca askerden gelince bana da bi el atta su atanma işlerine bı çözüm bulsak senin tanıdıkların çok , bı faydaları dokunmaz mı bize

Amcam hallederiz deyip geçiştirdi Saat 9 gibi evden ayrıldı çekirdek aile olarak kalmıştık bizde asıl konsey şimdi toplanıyordu işin sonu bana dokunacaktı bu kaçınılmazdı. En fazla bir gün daha bana bulaşırlardi nihayetinde ben 2 gün sonra askerdim ve bu benim bu evde son gecemdi

Bakalım olayın başladığı bu evde bizi neler bekliyordu. Eskisi gibi Ezgi de bu evdeydi artık ama Ne eski Ezgi ne eski Kaan vardı

Posted Sep 10, 2026, 7:18 PM UTC

100
Loading comments…