Gerçekleşen Rüya 11

NSFWEnsest/Üvey (Aile, akraba)

​

Arkadaşlar tekrardan merhaba;

Son 2 bölüme bilerek kaos ekleyip hikayeyi ilerletmek istedim netice de sex hikayesi ama,

Sonuçta kahramanımız evli ablasını sikiyor ve bu baba evinde de devam ediyor.

Hepinize keyifli okumalar bol 31 li günler dilerim

Umarım yeni bölümleri beğenirsiniz...

O salondaki kasvetli hava bir hikâyenin biteceğinin habercisiydi.Salonda sessiz duran annemin bakışları günahımızı yüzümüze vuruyordu. Açıklama yapabilecek bır durumda değildik. Zaten bu durum nasıl açıklanabilirdi ki Ezgi oturduğu yerde korkudan tırnak etlerini yoluyor ben ise Ezgi ye verdiğim sözün arkasında durmaya çalışıyordum.Babam ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor elinde tesbih ile salonun ortasında turluyor, tesbihin tak tak sesleri kafamı zonklatiyordu.Ne zamana kadar sürecekti böyle sabah kıyametler koparan kadın öylece sus pus oturup gözleriyle bizi dövüyordu.

Annemin telefonunun çalması ile sessizlik bozuldu ama aldırış etmeden sessize alıp yanına bıraktı.Artık bu sessizlik herkesi bunalmıştı.

Ezgi korkuyor şimdi ne olacak bittik biz der gibi yüzüme bakıyordu Ne olacaksa olsun düşüncesi ile herşeyi olduğu gibi anlatıp tüm gerçekleri ortaya dökecektim artık babamın da öğrenmesini sağlayacaktım.Vereceği tepki çok ağır olacaktı biliyordum ama ben anlatmasam annem anlatacaktı zaten bu sessizlik nereye kadar sürecekti illa ki bu durum öğrenilecekti. Boğazımı temizleyip lafa gireceğim sırada

Baba: Allah aşkına tıp oyunu mu oynuyoruz niye kimse bişey söylemiyor sen hepimizi sabahın köründe bağırarak uyandırdın şimdi de susuyorsun anlat bakalım ne oldu.

Kaan:Baba ben

Anne: Sen sus senin cezanı baban verecek Ezgi ye dönüp seninle daha konuşacağız

Baba:Anlat artık ve kadın sabahtan beri çocukları gözlerinle dövdün hem ben bu yaşlarına kadar bu çocuklara ne zaman ceza verdim

Anne: Biz seninle bu oğlana bu yaşına kadar hiç ar namus ögretememisiz

Soğuk soğuk terlemeye başladım kıyamet kopacaktı.Annem konuya girmiş bizim sonumuzu getiren olayları anlatmaya başlayacaktı suçumuzun cezasını çekecektik.

Anne: Dün gece senin oğlun boxerle balkona çıkıp sigara içmiş karşı sitedeki kadın görünce bizim yöneticiyi sabah arayıp söylemiş yönetici bunları bana söylerken utancımdan yerin dibine girdim

Baba: Sitedeki kadın sırf bunun için mi aramış yani ne var bunda

Anne: Ne mi var bunda balkona öyle çıkması doğru mu

Baba: Doğru değil tamam ama abartılacak bişey yok yaz günü havalar zaten sıcak olur öyle şeyler sende sorsaydin karşı sitedeki kadın o saatlerde bizim balkonda nasıl görmüş.Bende bişey olduğunu sandım görende oğlan milletin evini izlemiş sanar bunun için mi sabah sabah ortalığı velveleye verdin.Sende şort falan giy öyle çık balkona bir dahakine

Kaan: Tamam bana

Baba: Çocukları bı sal rahat bırak

Babamın lafa girmesi beni çok büyük bı hatadan kurtardı yoksa ben delikanlılık belasına iyice ortalığı yangın yerine çevirecekmistim.Bu balkona boxer ile çıkma olayı ikinci kez beni felakete sürükleyecekti. Ezgi ile birbirimize bakıp korktuğumuz şeylerin yaşanmaması bizi rahatlamıştı ikimizin de yüzlerinde ki korku ve endişe yerini huzura bırakmıştı.

Rahatlamanın etkisiyle odalarımıza döndük uzun bir süre kimse odasından çıkmadı.Mutfaktan sesler geliyor annem ve Ezgi birşeyler konuşuyor arada tartışıyorlardı. Bu duruma sessiz kalmak adına odadan çıkmak gibi bir hataya düşmedim. Dün yaşanan tartışmadan dolayı anneme kızgınlığım hala sürüyordu bir insan nasıl olurda kızının boşanmasını milletin yüzüne ben nasıl bakarım diyerek istemezdi.

Gerçi annemin bu değişikligı bizi korkutuyordu boxer le balkona çıktım diye bende sapık olmuştum Ezgi kapıyı tıklatarak odaya girdi hadi kalk kahvaltı hazır mutfağa girdiğimde annem en sevdiğim şeylerle kahvaltı masasını doldurmuştu.

Masaya isteksizce oturup az bişey atıştırıp çayımı alıp size afiyet olsun diyerek kalktım.

Anne:Sen seversin diye yaptım niye yemedim karnını doyur öyle kalk sofradan

Kaan: Senin yemeklerinden ziyade senin lafların karnımı doyurdu hem benim gibi sapık birisinin senin sofranda ne işi var ki

Hepsi söylediğim laflar karşısında kimse böyle bir tepki beklemiyordu beni şaşkınlıkla dinliyor ben ise kendimi üstte çıkarmak için konuşuyordum evet sapıktım gerçekten ama onlar bunu hiç bir zaman bilmeyecekti. Suçluydum suçluluk psikolojisi ile anneme baskı yapıyordum. Babamın söylenmesi ile tekrar masaya oturdum yanlış anlaşılma düzeltildi konuyu artık açmayın diye uyarıda bulunmuştu. Peki bizim yaptığımız büyük yanlış nasıl düzelecekti buna kimsenin cevabı yoktu.

Normal aile modunda kahvaltımızı yapıyorduk tabağıma annem bı yandan Ezgi bı yandan tabağıma yiyecek dolduruyordu zorla yediyorlardi

Baba: Kızım annenle senin kardeşinden dolayı bize baktığı yok bende bu evde yaşıyorum bari sen biseyler uzat yoksa ben aç kalacağım

Ezgi: Ne oldu babacım kıskandın heralde Kaan'ı

Baba : Ne kıskanması kızım baksana elinizle siz yedireceksiniz birazdan

Ezgi: Yediririz ne olacak yani laf söylettirmem ona

Baba: Ne degerliymis kardeşin lafta söyletmiyorsun

Ezgi : Değerli tabi ki o benim her şeyim ondan başka kim var mı yanımda deyip göz kırpıp yanağımı öptü

Klasik ablanın kardeşini öpmesiydi bu evdekiler öyle sanıyordu. Ama Ezgi'nin o şekilde öpmediğini ben biliyordum.Ezgi hem evdekilerle sohbetini yapıyor hem masanın altında elini eşofmamın üstünde penisimle oynuyordu son iki gün de buna bu kadar cesaret nerden gelmişti. Yaşanan bu olaylardan bir ders almaya niyeti yoktu Basimiza yine bela gelecek korkusuyla masadan kalktım balkona geçtim kahvaltı faslının bitmesiyle babam salona çekildi annem peşinden gitti mutfağı toplamak Ezgi ye kalmıştı yardım etmek için bende yanında kaldım makineye bulaşıkları atmak için eğiliyor ben hemen arkasında bitiyordum etrafı kolacan edip opmeye çalışıyordum fazlasıni yapabilmek için ortam musait değildi dünkü olaydan sonra bir daha cesaret edemezdik.

Mutfak toparlandıktan sonra akşam kaçta çıkacağımız konusunda kendimize yol haritası çizmeye başladık.Beni birliğe ailem teslim edecekti. Geze geze gidecektik ertesi gün akşam 5 e kadar birligime teslim olmam gerekiyordu. Onlarda dönüşte Afyon da bulunan teyzemin yanına uğrayıp onu da alıp eve öyle geçeceklerdi.Devamli birileri geliyor birileri gidiyordu bugün eve gelen misafirler bitmiyordu. Gelenin gidenin bitmesiyle biraz kendimize gelmiştik saat akşam 9 a geliyordu yola çıkmak için hazırlandık. Aşağı inince babam arabayı kullanmamı istedi ben birşey demeden arka koltuğa Ezginin yanına geçtim.

Yolculuk saat akşam 10 30 da başlamıştı Ezgi kafasını omzuma koymuş çaktırmadan elimi tutuyordu yolculuk bu şekilde devam etse saatlerce sürmesini isterdim.Bu şekilde gözlerimiz kapandı uyumuşuz.Babam saat 3 gibi birşeyler yiyip içelim diye mola vermiş bizi uyandırdı

Şehrin dışında bu yaz havasinda bile insanı donduran meşhur dinlenme tesislerinden birisindeydik. Yüzümüze vuran bu soğuk beni kendime getirdi. Aklımda ki binbir düşünce ile yemeği yeyip çayımı elime alıp dışarıya hareket ettim sigara içecektim peşimden Ezgi de geldi uzak köşede duran tırların yanına doğru ilerledik aklımızda bir düşünce yoktu şahsen benim yoktu ama Ezgi nin benimle aynı düşünmediği Ezgi kendisini takip etmemi istedi

Tırların arkasına doğru ilerledik hava zifiri karanlık bir yer gözükmüyor soğuk ise bizi resmen titretiyordu fazla bir vaktimiz yoktu hemen burda yapmamız gerekiyordu.Ama onu öpüp koklamadan sikmek istemiyordum boynundan öpüyor kalçasını sıkıyor onu kendime çektikçe hızlıca bitirip gitmemizi söylüyordu ama böyle birşey olmayacağı kesindi

Ezgi eşofmanın dizlerine kadar indirip önüme domaldi tırın dorsesinden tutarak destek alıyordu.Egilip kalçasını belini öpüyor sanki saatlerimiz varmış ki oyalanıyordum.Hadi bitirelim gidelim bizimkiler şüphelenmeden diye söyleniyor içine girmemi bekliyordu. Saçlarından tutup kafasını havaya kaldırıp hiç beklemeden içine girdim canı yanmıştı kuru kuru girmiştim ama bunun bır önemi yoktu. Boyle olmasını kendisi istemişti ancak canının yandığı belliydi ben vurdukça inliyor etrafın sessizliginden kaynaklı sap sap seleri duyuluyordu.Hızlı hızlı sikerek bı sure sonra boşalmıştım ama nedense bu sefer içinden çıkarıp dışarıya boşaldım.

Kıyafetlerimizi giyip ayağa kalktık dudaklara bir öpücük kondurup dorsenin arkasından çıkıp bizimkilerinin yanına gittik nerde olduğumuzu kesin soracaklardı buna bir yalan bulmamız gerekiyordu .

Anne: Nereye kayboldunuz siz

Ezgi : Lavaboya falan gittik

Anne: Burda var lavabo

Ezgi : Oğlunun yüzünden otobüslerin orda sigara içiyordu yerde duran süt kutusunu ayağıyla ezince üstüme sütler geldi hep ,baksana temizledim ama çıkmadı

Anne : Yedek kıyafet almadın mı yanına onu giyersin

Bu kadar kısa sürede Ezgi'nin aklına bu yalan nerden gelmişti ayrıca gösterdiği bu lekeler üzerine nerden gelmişti.Aklıma gelince sinsi sinsi güldüm ne olduğunu sorduklarında Ezgi ye bakarak süt kutusu olayı aklıma geldi diyerek geçiştirdim.

İlk defa içine boşalmamıştım ama bu seferde boşaldığım üzerine gelmişti . Arabaya binip tekrar yola çıktık geze geze dinlenerek birliğimin bulunduğu bu küçük ilçeye geldik. Şehir merkezine yakın bi yerdeydi birliğim.

Birliği öğrenip yemek yeyip öyle teslim olmalıydım çünkü babam öyle istiyordu yaklaşık 1 ay bu şehirde yasacaktım.

Yemeğimizi yedikten sonra birliğin önüne geldik artık vedalaşma vaktiydi sırasıyla babamın annemin ellerini öpüp sarıldım, Ezgi ye sarıldığımda ağlamaya başladı kulağına eğilip sadece 1 ay sonra yanındayım o zaman seni başka şekilde ağlatacağım dedim sarılmasını bitirip gülmeye başladı.

Birliğin kapısından içeriye girdim görevli askerler önce kıyafetlerimizi botlarımızı verdiler sırasıyla yapmamız gereken şeyleri anlatıp bizi alanda toplayıp içtima alıp yemeğe götürdüler yemek sonrası koyun sürüsü halinde bölüğe gelip işlemlerimiz tamamlanınca koguslarimiza gönderdiler yorgunluktan hemen uyumuşum sabah 5 30 da KOĞUŞ KALK sesleri ile kaldırılıp tıraş sırasından sonra kıyafetlerimizi giyip bölük önünde toplandık.

Kahvaltı eğitim çök kalk yat sürün gibi şeylerle günler geçiyordu akşamları yorgunluktan telefonla bile konuşamıyordum.

Nihayet yemin töreni günü gelmişti bizimkiler gelecek onlarla birlikte bende dönecektim.

Cuma günü gelip catmıştı tören alanı hazırlanmıştı ben gibi binlerce kişi bağırarak yemin etmiş acemiliği bitirmiştik.Artik kurtuluyordum bizimkiler le sırayla resim cekindikten sonra sivil kıyafetlerimi giyip belgelerimi alıp birlikte çıktık. Ezgi ve annemin kilo verdiğimi devamlı söylemeleri babamın askerlik bu adamı zayıflatır sözleriyle yolculuğumuz başlamıştı. Bir gün öncesi temizlik yaptırdıklarından uyku uyutmamışlardı kafamı arkaya yasladiğımı hatırlıyorum 2 3 kez uyandırmaya çalışmışlar uyanmayinca fazla dokunmamışlardı.

Gözlerimi açtığımda şehrimize çoktan giriş yapmıştık.Uyuyarak yolu bitirmiştim sonunda eve geldik gelir gelmez kendimi duşa attım duş sonrası yemek falan derken saat 8 e geliyordu.

Odama gectim o kadar yorgundum ki 1 aydır burnumda tüten Ezgi yi bile gözüm görmüyordu odama gelip biraz dertlestik ben yokken neler yaptığını eski kocasından aldığı evi arabayi sattığını ve bankadaki para ile birlikte toplam 10 milyonu gecgin para olduğunu söyledi

Ezgi : Sen biraz dinlen ben yine gelirim konuşuruz diyerek odadan ayrıldı

Herşey istediğimiz şekilde gidiyordu Ezgi boşanmış ve bizim yeni bir hayat kuracak bir paramız vardı.Tayin işlerini çözemedikleri için nerde görev yapacağı henüz belli degildi.Tek engel benim askerlikti oda bitecekti sonunda ben yeni hayatımızla ilgili hayaller kuruyor planlar yapıyordum.O esnada annemin sesiyle irkildim dışarıya çıktım annem ve babam hazırlanmıştı

Kaan: Ne oldu nereye gidiyorsunuz

Babam : Amcanın eşi merdivenlerden düşmüş hastaneye gitmişler onların yanına gidiyoruz siz evde dinlenin biz geç geliriz

Bugün güzel haberler alıyordum Ezgi özgürdü paramız vardı ve bizimkiler evde yoktu tabi hastane olayına sevinmemistim ama bu sayede başbaşa kalabilecektik. Evden çiktilarinda balkona çıkıp arabanın sokakta kaybolmasını bekledim araba yavaş yavaş sokaktan çıkıyordu kapının üst mandalını taktım ne olur ne olmaz dı.Ezgi ortada yoktu odasına doğru ilerledim masasında oturmuş birşeyler karalıyor birşeyler mırıldanıyordu beni görünce ayaklandı.

Hiç bir söz etmeden dudaklarımız birbirine yapıştı birbirimize aç kalmıştık nefeslerimiz kesilecek gibiydi 1 ayın özlemi vardı üzerimizde.Birbirimizin üstünü yırtarcasına çıkartmaya çalışıyor öpüşmeyi de kesmiyorduk.Artik ikimizde çıplaktık Ezgi'nin dudaklarından ayrılarak yatağa uzattım bacaklarını ayırıp hasretiyle yandığım klitorisini yalamak için eğilmiştim.

Ezgi: Yalamayı bırak gel üstüme

Kaan: Çok mu özledin

Ezgi: Laf mı bu da halimden belli olmuyor mu sen sanki özlemedin

Kaan: Burnumda tüttü her gece bunun hayaliyle uyudum

Ezgi'nin üzerine uzanıp yavaş yavaş içine girdim gözleriyle adeta sik beni artık dercesine gözlerime bakıyordu. Bu isteğini fazla bekletemezdim git gel yaparak sikmeye başladım dudaklarımi öpmek için kafasını kaldırıyor öpüp tekrar kafasını yatağa bırakıyordu Ezgi'nin gözleri zevkten kayıyor ağzından usul usul inlemeler geliyordu. Hırıltılar eşliğinde üzerine yığıldım içine boşalarak rahatladı, bu sefer kısa sürmüştü Ezgi saçlarımla oynuyor boynumdan öpüyordu. Bu gece ikimizin de 1 aylık yangını sona ermişti.

Üzerinden kalktım ayaklarının dibine oturdum Ezgi aynı şekilde yatakta uzanıyordu

Kaan: Kalkmayacak mısın

Ezgi: Hayır neden kalkayim ben böyle iyiyim

Kaan: Bir daha istiyorsun yani

Ezgi: Ben isterim de sen yapabilir misin gücün kalmamış gibi

Bu lafları bana sırf gaza getirmek için söylüyordu açıkçası bende onu istiyordum bir posta yetmemişti kadınıma hala doyamıştım. Böyle bir kadına nasıl doyulurdu ki

Ezgi yi yataktan kaldırdım yatağa ben yattım üzerime ters şekilde oturmasını söyledim Ezgi isteklerimi kırmadan dediğimi yaptı sırtı bana dönük şekilde penisimi içine aldı bacaklarınını kıvırarak ziplamaya başladı ben ise götünü okşuyordum Ezgi yorulduğunu söyleyip üzerimden kalktı bu sefer normal şekilde kucağıma oturdu bu pozisyon onu yormuyor zevk içinde zıplıyordu üzerime yığılıp dudağıma yapıştı hem deliler gibi öpüşüyorduk hemde altta olmama rağmen ben pompalıyordum Ellerim kalçasında yukarı aşağı yaparak sikmeye devam ediyordum Ezgi'nin bu hallerini çok özlemiştim uzun bir süre daha siktikten sonra içine boşaldım artık yorulmuştum yavaşca Ezgi yi üzerimden kaldırdım üzerimi giyindim sandalyeye oturmuş o giyinirken onu seyrediyordum yorgunluktan dolayı duşa bile girmeye üşendim Ezgi de üstünü giydikten sonra odasından çıkıp mutfağın balkonuna doğru ilerledik kahvelerimizi içip ben yokken olanlardan konuşacaktik ama öncesinde kapının kilidini açma mi hatırlatan Ezgi oldu

Ezgi kahve yaparken ben arkasından sarılmış ona nereye ben oraya şeklinde gidiyorduk.Kahvelerimiz hazırdı balkona çıkıp hafif hafif esen rüzgar sayesinde biraz rahatlıyorduk.Babamgil gittiğinden beri deliler sevismistik aklımıza hiç onları aramak gelmemişti.Acaba yenge ye ne olmuştu.Ezgi içeride unuttuğu telefonu almak için içeriye girdiğinde sokağın başında bizim araba gözüktü Ezgi ye seslenip aramana gerek kalmadı geldiler zaten gel sende diyerek balkona çağırdım. Biz balkonda kahvelerimizi yudumlarken kapının acilma sesi duyuldu.

Nasil olmuş ne dediler sorularından sonra ayağını kırdığını yarın ameliyat olacağını söylediler

Babam: Benim gözlerim kapanıyor ben yatıyorum siz de fazla durmayın balkonda bu hava adamı çarpar

Babamın peşinde annem de uyumaya gitti

Biz Ezgi ile balkonda kalmıştık yine

Ezgi: Yine tam zamanında bitirmisiz yoksa yakalanirdik bu sefer

Kaan: Şeytan tüyü var bizde

Ezgi : Tüyünü boşver biz zaten şeytan olmuşuz ki

Ezgi yaklaşık yarım saat bana ben yokken neler yaptığını anlattı gittiğimden beri bir kaç kez dışarıya çıkmıştı. Boşanma davası ve devir işlemleri dışında ayak bile atmamıştı dışarıya enişte olacak adam ilk başta yine boşanmaya yanasmamış daha sonra Ezgi'nin tehditleri ile boşanmışlardi.Kahvelerimiz bitmişti odaya gitmek istedim ama Ezgi omzundan destek alıp bı kahve daha yapıp geldi.

Anlaşılan bu gece de uzun sürecekti

Posted Sep 10, 2026, 7:20 PM UTC

110
Loading comments…